
BlogYabancı gerçek kişiler ve şirketler, ulusal başvuru yoluyla veya koşulları sağladıklarında Madrid Sistemi kapsamında Türkiye'nin belirlendiği uluslararası tescil yoluyla Türkiye'de marka koruması talep edebilir. Başka bir ülkedeki tescil, markayı Türkiye pazarında kendiliğinden korumaz.
Başvuru ticari plana uygun olmalıdır: Markanın sahibi kimdir, hangi mal veya hizmetlerin korunması gerekir ve markayı bir distribütör ya da üretici kullanacak mıdır? Bu konuların piyasaya girişten önce çözümlenmesi, ileride daha güç bir hak sahipliği veya tecavüz uyuşmazlığını önleyebilir.
İçindekiler
1. Yabancı Bir Şirket Türkiye'de Marka Tescil Ettirebilir mi?
Evet. Koşulları sağlayan yabancı bir şirket veya gerçek kişi, yalnızca bu amaçla Türkiye'de şirket kurmaksızın Türkiye'de bir markanın sahibi olabilir. Yararlanma koşulları, Sınai Mülkiyet Kanunu ve ilgili uluslararası anlaşma veya karşılıklılık kurallarıyla düzenlenir.
Doğrudan başvurularda TÜRKPATENT'in resmî açıklamaları, yerleşim yeri Türkiye dışında bulunan başvuru sahiplerinin yetkili bir marka vekili aracılığıyla işlem yapmasını gerektirir. Madrid yolunun ilk başvuru yapısı farklıdır. Tek başına avukatlık unvanı, Kurum nezdinde işlem yapmaya yetkili marka vekili olarak sicile kayıtlı olmakla karıştırılmamalıdır.
Hak sahipliği başvurudan önce belirlenmelidir. Yabancı ana şirket, Türkiye'deki bağlı şirket ve yerel distribütör ayrı tüzel kişilerdir. Başvuru sahibi, amaçlanan hak sahipliği yapısını yansıtmalı; gerektiğinde başkalarının kullanımı lisans düzenlemeleriyle ele alınmalıdır.
Marka koruması genellikle şirketin Türkiye'deki diğer hukuki ihtiyaçlarıyla birlikte planlanır; bkz. yabancı şirketler için Türkiye'de hukuki hizmetler.
2. Başvurudan Önce Neler Kontrol Edilmelidir?
Kullanım ve tescile uygunluk incelemesi; ilgili önceki markaları, benzerliği ve önerilen mal veya hizmetleri değerlendirmelidir. Aynı isim için arama yapmak yararlı bir başlangıçtır, ancak benzer bir işaretin çatışma yaratıp yaratmadığını yanıtlamaz. Ticaret unvanının veya alan adının kullanılabilir olması da markanın marka hukuku bakımından sorunsuz olduğunu göstermez.
Mal ve hizmetleri, fiilî iş faaliyetleri ve gerçekçi planlar doğrultusunda tanımlayın. Sınıf numaraları başvuruyu düzenler; talep edilen korumayı ise mal ve hizmet listesinin ifadeleri belirler. Perakendecilik hizmetlerini kapsayan bir sınıfın, marka altında satılan malların korunmasının yerini aldığı varsayılmamalıdır.
Kelime markası ile belirli bir logo farklı amaçlara hizmet edebilir. Hangi unsurların ticari açıdan önemli olduğunu ve kullanımda kalmasının beklendiğini değerlendirin. Olası her versiyon için başvuru yapmak, temel riski çözmeden masrafları artırabilir; yalnızca geçici bir tasarımı korumak ise marka görünümü değiştiğinde koruma boşluğu bırakabilir.
Masraflara ilişkin uygulama noktası: TÜRKPATENT'in Mart 2025 duyurusu, 35. sınıf perakendecilik hizmetleri içinde seçilen mal sınıfları için ek ücret uygulaması ve sınıf bazlı yenileme ücretleri getirmiştir. Bu nedenle güncel masraflar, eski bir sabit fiyat örneğine göre değil, somut mal ve hizmet listesi ve yürürlükteki tarife üzerinden kontrol edilmelidir.
3. Ulusal Başvuru mu, Madrid Sistemi mi Kullanılmalı?
Ulusal başvuru Türkiye'ye yöneliktir. WIPO Madrid Sistemi, başvuru sahibinin bir üyeyle gerekli bağlantıya ve esas başvuru veya tescile sahip olması hâlinde, uluslararası başvuru yoluyla belirlenen üye ülkelerde veya bölgelerde koruma sağlanmasını destekleyebilir.
| Yol | Ne zaman değerlendirilmeli | Temel nokta |
|---|---|---|
| Ulusal başvuru | Türkiye odaklı koruma veya ayrı bir Türkiye stratejisi gerektiren başvuru. | Yerleşim yeri Türkiye dışında olan başvuru sahipleri yetkili marka vekili kullanır. |
| Madrid kapsamında Türkiye'nin belirlenmesi | Seçili uluslararası pazarlarda koruma isteyen ve koşulları sağlayan başvuru sahibi. | Esas marka gerektirir ve Türkiye'de incelemeye tabi olmaya devam eder. |
Hiçbir yol tescili garanti etmez veya önceki haklar ile amaçlanan koruma kapsamını değerlendirme gereğini ortadan kaldırmaz.
Madrid, yerel hukuku devre dışı bırakan dünya çapında bir marka değil, bir başvuru ve yönetim yoludur. Türkiye, kendisinin belirlendiği başvuruyu kendi kuralları çerçevesinde inceler. Uluslararası başvuru, mal veya hizmetleri esas markanın desteklediği kapsamın ötesine genişletemez.
Esas markanın durumu da önemlidir. Madrid çerçevesinde uluslararası tescil, ilk beş yıl boyunca esas başvuru veya tescile bağımlıdır. Bu nedenle seçimde yalnızca ilk başvuru ücreti değil, menşe ülkedeki başvuru, hedef pazarlar ve bilinen uyuşmazlıklar da dikkate alınmalıdır.


4. Distribütör Markayı Kendi Adına Tescil Ettirmeli mi?
Yalnızca yerel satışları veya evrak işlemlerini yürüttüğü için distribütör adına tescil yapılmamalıdır. Hak sahipliği bilinçli olarak devredilmiyorsa marka sahibinin hukuki konumu başvuruya ve ticari sözleşmeye yansıtılmalıdır. Ürün satma izni, ürünlerin markasına sahip olma yetkisiyle aynı değildir.
Distribütörlük veya üretim sözleşmesi; izin verilen kullanımı, hak sahipliğini, başvuru sorumluluğunu ve ilişki sona erdiğinde ne olacağını düzenlemelidir. Tescilli hakların yanı sıra çevrimiçi hesaplara, ambalaj tasarımlarına ve pazaryeri ilanlarına erişim de uygulamaya ilişkin konular olarak ele alınmalıdır.
Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 10. maddesi, ticari vekil veya temsilcinin izinsiz tescil yaptığı belirli hâllerde hukuki yollar öngörür. Bu yolların varlığı, hak sahipliğini başlangıçta belirsiz bırakmanın gerekçesi değildir. Distribütör zaten başvurmuşsa sözleşmeyi ve yazışmaları saklayın; önerilen devir veya sulhü kabul etmeden önce hukuki görüş alın.
Pazara girmeden önce hak sahipliğini koruyun
Özellikle yerel bir ortağın markayı kullanacağı durumlarda başvuru durumunu distribütörlük veya lisans sözleşmesiyle birlikte inceleyin.
5. Yayımdan veya İtirazdan Sonra Ne Olur?
Başvuru, yayım ve tescilden önce incelemeye tabi tutulur. Yayım önemli bir aşamadır, ancak tescil belgesi değildir. Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca üçüncü kişiler, Resmî Marka Bülteni'ndeki yayımdan itibaren iki ay içinde itiraz edebilir.
İtiraz gelirse cevap, fiilen dayanılan önceki hakları ve mal veya hizmetleri ele almalıdır. Kanuni koşullar karşılandığında, eski bir markanın kullanımına ilişkin deliller önem taşıyabilir. Toptan ret veya konuyla ilgisiz ticari belgeler yığınının asıl meseleyi yanıtlaması pek olası değildir.
Kurum kararlarının kendilerine özgü itiraz süreleri olabilir; bunlar karar alındığında kontrol edilmelidir. Aynı şekilde, başkasının derdest başvurusunu fark eden marka sahibi de tescili beklemek yerine gecikmeden hukuki görüş almalıdır. İzleme önemlidir; çünkü ilgili süre, işletmenin başvuruyu tesadüfen fark ettiği günden değil, yayım tarihinden başlayabilir.
Sürecin toplam tamamlanma zamanı; incelemeye, engellere, itirazlara ve karara karşı başvurulara bağlıdır. Sorunsuz bir başvuru uyuşmazlık olmadan ilerleyebilir; ancak dosya değerlendirilmeden kesin bir tescil tarihi vaat edilmemelidir.
6. Koruma Ne Kadar Sürer?
Türkiye'deki tescil, başvuru tarihinden itibaren on yıl sürer ve onar yıllık dönemler için yenilenebilir. Yenileme, hak sahipliği veya adres değişiklikleriyle birlikte marka portföyünün bir parçası olarak yönetilmeli; bir işlem için belgeye ihtiyaç duyulana kadar bekletilmemelidir.
Tescil, kullanım yükümlülüğünü de beraberinde getirir. Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9. maddesi uyarınca, haklı bir sebep olmaksızın ilgili beş yıllık dönemde Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmaması, markayı iptal riskiyle karşı karşıya bırakabilir. Yenileme ücretinin ödenmesi tek başına kullanmama sorununu çözmez.
Korunan mal veya hizmetlerle bağlantılı tarihli satış kayıtları, ambalajlar ve reklamlar gibi, ticari kullanımı gösteren ihtiyaca uygun delilleri saklayın. Markayı lisans alan veya distribütör kullanıyorsa sözleşme düzenlemeleri ve mevcut kayıtlar, marka sahibinin hukuki konumunu desteklemelidir.
7. Markayı Başka Biri Kullanıyorsa Ne Olur?
Tescil, hakların ileri sürülmesini destekleyebilir; ancak her benzer ismi veya ilanı hukuka aykırı hâle getirmez. Değerlendirmede korunan işaret, mal veya hizmetler, karşı tarafın davranışı ve olası savunmalar dikkate alınmalıdır. İleride uyuşmazlıkta ihtiyaç duyulabilecek içeriğin kaldırılmasını istemeden önce güvenilir delilleri koruyun.
Verilecek karşılık, olaylara göre yazışma, platform süreci veya yargılama içerebilir. Pazaryerine yapılan şikâyet, ihtilaflı bir hak sahipliği konusunda mahkeme kararının yerini tutmaz; tescil de her ilanın derhâl kaldırılacağını garanti etmez.
Uyuşmazlık eski distribütörü, ödenmemiş faturaları veya izinsiz üretimi içeriyorsa sözleşme ile marka bakımından hukuki durumu birlikte inceleyin. Ticari amaç; kullanımı durdurmak, markanın kontrolünü geri almak veya düzenli bir ayrılığı müzakere etmek olabilir. Her biri konuya odaklı hukuki değerlendirme gerektirir.
8. Türkiye'de Marka Koruması İçin Hukuki Destek
Legal Istanbul, marka sahipliği, distribütörlük ve lisans koşulları ile markayla ilgili uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık sağlayabilir. Çalışma, uygun başvuru yolunu ve TÜRKPATENT nezdinde gerekli temsil şeklini belirlemelidir; sicile kayıtlı marka vekili gerektiren başvurular yetkili meslek mensubu aracılığıyla yürütülmelidir.
İlk başvuruda marka adını, amaçlanan hak sahibini, başlıca mal veya hizmetleri ve varsa mevcut başvuru numarasını belirtin. Planlanan piyasaya girişten, itiraz bildiriminden veya distribütör uyuşmazlığından söz edin. Böylece başlangıçta tüm gizli ticari dosya istenmeden hukuki ve ticari öncelikler değerlendirilebilir.
Legal Istanbul’a danışın
Türkiye'de Marka Korumasını Görüşün
Hukuki talebiniz için hukuk büromuzla iletişime geçin.
Lütfen şifre veya hassas belge paylaşmayın.
Hukuki kaynaklar: TÜRKPATENT: yabancı başvuru sahipleri, temsil ve inceleme; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu; WIPO: Madrid Sistemi; WIPO: Madrid Sistemi Rehberi; TÜRKPATENT: Mart 2025 ücret yapısı duyurusu. Bu yazı genel bilgi sunar. Hukuki görüş, uygulanacak kurallara ve somut durumunuza bağlıdır.
9. Sık Sorulan Sorular
Yabancı bir şirket Türkiye'de marka sahibi olabilir mi?
Evet, uygulanabilir yararlanma koşullarına tabidir. Yabancı bir şirketin yalnızca markaya sahip olmak için Türkiye'de şirket kurması gerekmez; ancak başvuru ilgili temsil koşullarını karşılamalıdır.
Yurt dışındaki marka tescilim Türkiye'de beni korur mu?
Kendiliğinden korumaz. Koruma, ulusal başvuru veya koşullara uygun bir Madrid belirlemesi yoluyla özellikle Türkiye için değerlendirilmelidir. Bir uyuşmazlıkta başka haklar önem taşıyabilir; ancak yabancı tescil tek başına Türkiye'de tescil değildir.
Yerleşim yeri Türkiye dışında olan başvuru sahiplerinin Türkiye'de marka vekiline ihtiyacı var mı?
Doğrudan başvurularda yerleşim yeri Türkiye dışında olan başvuru sahipleri yetkili marka vekiliyle temsil edilmelidir. Madrid kapsamındaki ilk başvuru yolu farklıdır; sonraki işlemlerde yerel temsil gerekebilir.
Ulusal başvuru Madrid Sistemi'nden daha mı iyidir?
Hiçbiri her zaman üstün değildir. Seçim; yararlanma koşullarına, esas markaya, hedef pazarlara, amaçlanan kapsama ve bilinen çatışmalara bağlıdır. Her iki yol da Türkiye'de incelemeye tabidir.
Tek bir marka sınıfı bütün iş faaliyetlerini korur mu?
Hayır. Koruma, belirtilen mal veya hizmetlere göre değerlendirilmelidir. Geniş bir faaliyet tanımının, şirket tescilinin veya perakendecilik hizmetleri sınıfının her ürünü kapsadığı varsayılmamalıdır.
Türkiye'deki distribütörüm markanın sahibi olmalı mı?
Ancak bu hak sahipliği gerçekten amaçlanıyor ve usulüne uygun belgeleniyorsa. Aksi hâlde başvuru ve sözleşme, marka sahibinin hukuki konumunu korumalı ve distribütörün izin verilen kullanımını tanımlamalıdır.
Türkiye'de yayımlanan marka başvurusuna itiraz etmek için ne kadar sürem var?
Kanuni itiraz süresi, Resmî Marka Bülteni'ndeki yayımdan itibaren iki aydır. Süre dolmadan gerekçelerin ve delillerin değerlendirilebilmesi için gecikmeden hukuki görüş alın.
Türkiye'de marka tescili ne kadar sürer?
Koruma, başvuru tarihinden itibaren on yıl sürer ve onar yıllık dönemler için yenilenebilir. Yenileme ve tescilli hak sahibine ilişkin değişiklikler önceden yönetilmelidir.
Tescilli marka kullanılmadığı için iptal edilebilir mi?
Evet. Haklı bir sebep olmaksızın ilgili beş yıllık dönemde Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmaması, markayı iptal riskiyle karşı karşıya bırakabilir. Yenileme tek başına ciddi kullanımı göstermez.
