Türkiye'de gözaltına alınan yabancı, kural olarak 24 saat içinde hâkim önüne çıkarılır (5271 sayılı Kanun m. 91). Sulh ceza hâkimi kişiyi serbest bırakır, adli kontrol altına alır ya da tutuklar; Türkiye'de ayrı bir kefalet kurumu yoktur. Yabancı uyruk tek başına tutuklama nedeni değildir; sonucu kaçma şüphesine dair somut olgular ve Türkiye'deki bağlar belirler.
Türkiye'de gözaltına alınan yabancı ne kadar tutulabilir?
Türkiye'de gözaltı süresi, yakalama anından itibaren 24 saattir; kişiyi en yakın hâkime götürmek için gereken yol süresi buna eklenir, ancak 12 saati geçemez. Bu kurallar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yer alır ve Türk vatandaşına da yabancıya da aynı biçimde uygulanır.
Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı, gözaltı süresini her defasında 1 günü geçmemek üzere 3 gün uzatabilir. Böylece gözaltı en çok 4 güne ulaşır. Uzatma emri yazılıdır ve gözaltındaki kişiye hemen tebliğ edilir. "Ağır suçlarda gözaltı 48 saattir" diye genel bir kural yoktur; 48 saatlik sınır, kolluğun belirli suçüstü hâllerinde verdiği gözaltıya özgüdür.
Bu yazı ceza soruşturmasındaki gözaltı, tutuklama ve adli kontrolü anlatır. Havalimanında pasaport kontrolünde durdurulma, Interpol kırmızı bülteni, iade yargılaması ve yurt dışındayken yürütülen ceza soruşturması ayrı kurallara tabidir.
Gözaltına karşı sulh ceza hâkimine başvuru nasıl işler?
Gözaltına karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir ve hâkim başvuruyu 24 saat dolmadan sonuçlandırır. Başvuru yakalamaya, gözaltı kararına veya savcının uzatma emrine karşı yapılır; amacı kişinin hemen serbest bırakılmasıdır.
Başvuru hakkı yalnızca gözaltındaki kişiye ait değildir. Müdafi, kanuni temsilci, eş ve birinci veya ikinci derece kan hısımı da başvurabilir. Anne, baba, çocuk, torun, kardeş, büyükanne ve büyükbaba bu kapsamdadır.
Hâkim incelemeyi evrak üzerinden yapar. Gözaltıyı yerinde bulursa başvuruyu reddeder ya da kişinin soruşturma evrakıyla birlikte hemen Cumhuriyet savcılığına getirilmesine karar verir. Bu başvuru, tutuklama kararına itirazdan farklıdır; tutuklamaya itirazın süresi ve mercii ayrı kurallara bağlıdır.
Gözaltı süresinin dolması veya hâkim kararı üzerine serbest bırakılan kişi, aynı nedenle kolayca yeniden yakalanamaz. Bunun için yeni ve yeterli delil ile Cumhuriyet savcısının kararı gerekir.
Sulh ceza hâkimliği gözaltındaki yabancı hakkında hangi kararları verebilir?
Sulh ceza hâkimliği, savcının talebi üzerine yabancıyı sorguladıktan sonra 3 karardan birini verir: serbest bırakma, adli kontrol veya tutuklama. Sulh ceza mahkemeleri 2014'te kaldırılmıştır; soruşturma evresinde bu kararları bugün sulh ceza hâkimlikleri verir.
Tutuklama için kuvvetli suç şüphesi, bir tutuklama nedeni ve tedbirin ölçülü olması birlikte aranır. Hâkim ayrıca adli kontrolün neden yetersiz kalacağını somut olgularla gerekçelendirmek zorundadır.
Aşağıdaki tablo, sorgudan sonra verilebilecek 3 kararın şartını ve sonucunu gösterir (5271 sayılı Kanun; Kasım 2026'da kontrol edildi).
| Karar | Şartı | Yabancı için sonucu |
|---|---|---|
| Serbest bırakma | Tutuklama istenmez veya hâkim talebi reddeder | Kişi hemen serbest kalır; soruşturma devam eder |
| Adli kontrol | Tutuklama nedeni vardır, ama adli kontrol yeterlidir | Yurt dışına çıkamama, imza veya güvence gibi yükümlülükler |
| Tutuklama | Kuvvetli şüphe, tutuklama nedeni ve adli kontrolün yetersizliği | Ceza infaz kurumunda tutulma; düzenli inceleme ve itiraz hakkı |
Türkiye'de ayrı bir kefalet kurumu yoktur; güvence, adli kontrol yükümlülüklerinden yalnızca biridir.
"Kefalet ödeyip çıkabilir miyim?" sorusunun Türk hukukundaki karşılığı bu nedenle adli kontroldür. Hâkim, güvence miktarını kişinin mali durumunu gözeterek belirler.
Hangi suçlarda yabancı tutuklanamaz?
Yalnızca adli para cezası gerektiren suçlarda ve hapis cezasının üst sınırı 2 yılı geçmeyen suçlarda tutuklama kararı verilemez (5271 sayılı Kanun m. 100/4). Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu yasağın dışındadır. Örneğin kasten yaralama suçlamasında üst sınır düşük olsa da tutuklama mümkündür.
Tutuklama yasağı, adli kontrol yasağı anlamına gelmez. Kanun, tutuklama yasağı bulunan hâllerde de adli kontrol uygulanabileceğini açıkça kabul eder. Bu nedenle hafif bir suçlamayla gözaltına alınan yabancı, tutuklanmasa bile yurt dışına çıkış yasağıyla karşılaşabilir.
"Türkiye'de kaç ay tutuklu kalınır?" sorusuna suçlamaya bakmadan verilen sabit cevaplar da yanıltıcıdır. Azami süreler işin ağır ceza mahkemesinin görevine girip girmediğine ve suçun türüne göre değişir.
Gözaltındaki yabancının avukat ve susma hakkı var mı?
Evet, gözaltındaki yabancı da Türk vatandaşı gibi avukat yardımından yararlanır ve suçlama hakkında açıklama yapmama hakkına sahiptir. Avukatın şüpheliyle görüşmesi ve ifade sırasında yanında bulunması engellenemez. Açıklama yapmama hakkı, ifadeden önce şüpheliye hatırlatılması gereken haklardandır.
Avukat seçebilecek durumda olmayan şüpheliye, istemesi hâlinde baro bir müdafi görevlendirir. Alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlarda, çocuklarda ve kendini savunamayacak derecede engelli kişilerde müdafi istem aranmadan atanır. Savcı tutuklama istediğinde de şüpheli, seçtiği veya baronun görevlendirdiği müdafiin yardımından yararlanır.
Bu hakların pratik bir sonucu vardır. Müdafi hazır bulunmadan kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Yabancıların ceza davalarında savunma bu nedenle gözaltının ilk saatlerinde başlar. İfadeyi kimin, hangi dilde ve kimin huzurunda aldığı, sonraki aşamalarda belirleyici olabilir.
Türkçe bilmeyen yabancıya tercüman ve konsolosluk bildirimi zorunlu mu?
Evet, Türkçeyi meramını anlatacak ölçüde bilmeyen şüpheliye soruşturma evresinde de tercüman atanır. Tercümanı hâkim veya Cumhuriyet savcısı atar ve gideri şüpheliden alınmaz; Devlet Hazinesi karşılar.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 9 Şubat 2026 tarihli kararında (E. 2025/10257, K. 2026/1269) hükmü bozdu. Daire, yabancı sanığa Türkçe bilip bilmediği ve tercüman isteyip istemediği sorulmadan savunma alınmasını savunma hakkının kısıtlanması saydı. Kollukta "Türkçe biliyorum" diyen kişinin ifadesi de, Türkçesinin yetersiz olduğu anlaşılırsa sonradan tartışma konusu olabilir.
Gözaltına alınan kişinin bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin haber verilir. Yabancılar için ayrıca şu kural vardır: "Yakalanan veya gözaltına alınan yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması halinde, durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir." (5271 sayılı Kanun m. 95/2)
Bu kural, Konsolosluk İlişkileri Hakkında Viyana Sözleşmesi'nden daha geniştir; Sözleşme bildirimi kişinin talebine bağlar. Ülkesinin makamlarıyla temas istemeyen yabancı, örneğin uluslararası koruma başvurusu bulunan kişi, bu bildirime yazılı olarak karşı çıkabilir.

Yabancı olmak Türkiye'de tek başına kaçma şüphesi sayılır mı?
Hayır, kaçma şüphesi kanuna göre somut olgulara dayanmalıdır ve Anayasa Mahkemesi bu şüphenin kişinin bütün durumuna bakılarak kurulmasını ister. Mahkemeye göre "bir suçun niteliği veya bu suça ilişkin olarak verilebilecek cezanın ağırlığı her zaman kaçma tehlikesinin bulunduğunu ortaya koyan bir durum olarak kabul edilemez." Değerlendirmede birlikte ele alınan kişisel unsurlar şunlardır:
- sabit bir yerleşim yerinin bulunup bulunmadığı,
- mesleği ve mal varlığı,
- ailesinden veya işinden kaynaklanan bağları,
- yakalanma şekli ve süreç içindeki tavrı,
- başka bir ülkeye gitmesini veya orada barınmasını kolaylaştıran özel şartlar.
Kaçma şüphesi kişinin bütün durumuna bakılarak kurulur; yabancı uyruk bu unsurlardan yalnızca biridir.
Kazakistan vatandaşlığı da olan şüphelinin tutuklanması: Anayasa Mahkemesi ne dedi?
Anayasa Mahkemesinin 26 Şubat 2025 tarihli kararına (B. No: 2019/42674) konu dosyada, Kazakistan vatandaşlığı da bulunan bir avukat Ekim 2019'da gözaltına alındı. Örgüt üyeliği suçlamasıyla tutuklandı. Tutuklama kararı, kaçma ve delil karartma ihtimalini suçun niteliğine ve cezanın sınırlarına dayandırıyordu.
Başvurucu itirazlarında, soruşturmadan haberdar olduğu hâlde defalarca yurt dışına gidip geldiğini söyledi. Kazakistan vatandaşlığı sayesinde ülkeden ayrılma imkânı olduğu hâlde bunu denemediğini de belirtti. Tutuklama kararını veren ve itirazları inceleyen hâkimlikler bu olguları değerlendirmedi.
Anayasa Mahkemesi, dosyada kaçma şüphesine dair somut bir olgu bulunmadığını tespit etti. Tutuklamaya dayanak delillerin zaten soruşturma makamlarının elinde olduğunu da belirtti. Mahkeme kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve 150.000 TL manevi tazminata hükmetti. Başvurucu Ocak 2020'de tahliye edilmiş, Ekim 2020'de ilk derece mahkemesinde beraat etmişti.
Karar, ikinci bir vatandaşlığın veya yurt dışı bağının kendiliğinden kaçma şüphesi kurmadığını gösterir. Kişinin süreç içindeki tavrı, lehine olan bir olgu olarak tartılmalıdır.
Adli kontrol altındaki yabancı Türkiye'den çıkabilir mi?
Hayır, adli kontrol kararında yurt dışına çıkamama yükümlülüğü varsa yabancı, bu yükümlülük kaldırılmadıkça Türkiye'den çıkamaz. Adli kontrol, tutuklama yerine hâkimin seçtiği bir veya birden fazla yükümlülükten oluşur (5271 sayılı Kanun m. 109/3). Yabancının gündelik hayatını doğrudan etkileyen yükümlülükler şunlardır:
- yurt dışına çıkamamak,
- belirlenen yere düzenli aralıklarla başvurmak (halk arasında "imza"),
- konutunu veya belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek,
- hâkimin belirlediği güvenceyi yatırmak.
Adli kontrolün devamı en geç 4 ayda bir incelenir. Süresi de sınırlıdır: ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok 2 yıldır ve zorunlu hâllerde 1 yıl uzatılabilir. Ağır ceza işlerinde süre 3 yıldır ve gerekçesi gösterilerek uzatılabilir. Yükümlülüğün isteyerek ihlali ise tutuklamaya yol açabilir.
Türkiye'de sabit adresi olmayan, otelde kalan yabancı için adres ve geçim durumu 2 yönden önem taşır: kaçma şüphesi tartışmasında ve imza yükümlülüğünün uygulanmasında. Yurt dışı çıkış yasağının kaldırılması için yapılacak talepler ve itirazlar ayrı kurallara bağlıdır.

Tutuklamaya itiraz ne kadar sürede yapılır ve tutukluluk nasıl incelenir?
Tutuklama kararına itiraz süresi, kararın öğrenildiği günden itibaren 2 haftadır; bu süre 7499 sayılı Kanunla 2024'te 7 günden 2 haftaya çıkarılmıştır. Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrol kararlarına yapılan itirazı, yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (5271 sayılı Kanun m. 268/3-b).
İtiraz süresi geçse bile tahliye yolu kapanmaz. Şüpheli soruşturmanın her aşamasında salıverilmesini isteyebilir. Soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi de tutukluluğun devamını en geç 30 günlük aralıklarla, şüpheli veya müdafi dinlenerek inceler. Kovuşturma evresinde mahkeme bu değerlendirmeyi her duruşmada yapar.
Tutukluluğun devamına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Anayasa Mahkemesi 17 Şubat 2026 tarihli kararında (B. No: 2024/38780) bir tutuklamayı hukuka aykırı buldu. Dayanak delil zaten soruşturma makamlarının elindeydi ve kararda kaçma şüphesine dair somut bir gerekçe yoktu.
Türkiye'de tutukluluk en fazla ne kadar sürebilir?
Soruşturma evresinde tutukluluk, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde 6 ayı, ağır ceza işlerinde 1 yılı geçemez. Terör suçları, devletin güvenliğine karşı bazı suçlar ve toplu olarak işlenen suçlarda bu süre 1 yıl 6 aydır ve 6 ay daha uzatılabilir.
Davanın tamamı için üst sınırlar daha uzundur. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde tutukluluk en çok 1 yıldır ve zorunlu hâllerde 6 ay uzatılabilir. Ağır ceza işlerinde süre 2 yıldır; uzatmalar toplam 3 yılı, terör ve devletin güvenliğine karşı bazı suçlarda 5 yılı geçemez.
Bu süreler, fiili işlediğinde 15 yaşını doldurmamış çocuklarda yarı, 18 yaşını doldurmamış çocuklarda dörtte üç oranında uygulanır. Süreler bir hak değil, tavandır; tutukluluk her incelemede yeniden gerekçelendirilmelidir.
Tutuklu yabancıyı konsolosluk ve ailesi ziyaret edebilir mi?
Evet, tutuklu yabancının vatandaşı olduğu devletin konsolosluğu veya diplomatik temsilciliği ziyaret isteyebilir ve bu istem geciktirilmeden yerine getirilir. Konsolosluğu bulunmayan devletlerin vatandaşları, mülteciler ve vatansızlar için görüşme, onların yararını koruyan temsilcilik veya kuruluşla yapılır.
Eş ile üçüncü dereceye kadar kan ve kayın hısımları, yakınlığın belgelendirilmesi koşuluyla haftada 1 kez ziyaret yapabilir. Bu kurallar hükümlüler için yazılmıştır ve tutuklulara, tutukluluk hâliyle uzlaştığı ölçüde uygulanır. Avukat görüşmesi ise ziyaretten ayrıdır; kanundaki örgüt ve terör suçlarına ilişkin istisnalar dışında dinlenemez ve kayda alınamaz.
Türkiye'de hüküm giyen yabancı cezasını kendi ülkesinde çekebilir mi?
Evet, ancak yalnızca mahkûmiyet kesinleştikten sonra ve kanundaki koşullar birlikte bulunuyorsa (6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu m. 32). Hükümlü nakli için aranan başlıca koşullar şunlardır:
- nakledileceği devletin vatandaşı olması veya o devletle güçlü sosyal bağı,
- hükümlünün veya kanuni temsilcisinin rızası,
- fiilin o devletin hukukuna göre de suç olması,
- kural olarak infazı gereken en az 6 ay hapis cezası,
- Türkiye'de başka bir suçtan soruşturma veya kovuşturma bulunmaması.
Hapis cezasıyla birlikte adli para cezası da varsa, nakil için bu cezanın ödenmesi gerekir; ödenmeyen kısım hapis cezasına çevrilerek hesaba katılır. Nakle, yabancı devletin muvafakati üzerine Adalet Bakanı karar verir.
Tutuklu yabancı, kesinleşmiş bir mahkûmiyet olmadan bu yolla ülkesine nakledilemez.
Ceza davası Türkiye'den sınır dışı edilmeye yol açar mı?
Ceza davası kendiliğinden sınır dışı etme sonucu doğurmaz, ama yabancının göç hukuku durumunu 2 yoldan etkileyebilir. Hapis cezasına mahkûm edilen yabancının durumu, infazdan veya koşullu salıverilmeden sonra İçişleri Bakanlığına bildirilir (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 59). Kamu düzeni veya güvenliği için tehdit sayılan yabancı hakkında ise mahkûmiyet beklenmeden de sınır dışı etme kararı alınabilir.
Sınır dışı etme kararı ve idari gözetim, ceza muhakemesi tedbiri değil, valiliğin idari işlemidir. Aşağıdaki tablo, birbirine karıştırılan 4 tedbiri karşılaştırır (5271 ve 6458 sayılı Kanunlar; Kasım 2026'da kontrol edildi).
| Tedbir | Karar veren | En uzun süre | İtiraz mercii |
|---|---|---|---|
| Gözaltı | Cumhuriyet savcısı | 24 saat; toplu suçlarda en çok 4 gün | Sulh ceza hâkimi; hâkim 24 saat dolmadan karar verir |
| Tutuklama | Sulh ceza hâkimi veya mahkeme | İşin türüne göre 1 yıl 6 ay ile 7 yıl arası | Soruşturmada asliye ceza hâkimi |
| Adli kontrol | Sulh ceza hâkimi veya mahkeme | İşin türüne göre 3 yıl ile 7 yıl arası | Soruşturmada asliye ceza hâkimi |
| İdari gözetim | Valilik | 6 ay; iş birliği yoksa 6 ay daha | Sulh ceza hâkimi; hâkim 5 gün içinde karar verir |
Ceza dosyasındaki tahliye, ayrıca alınmış bir sınır dışı etme kararını veya idari gözetimi kendiliğinden sona erdirmez.
Bu kararlara karşı yollar, sınır dışı etme kararına karşı dava ve geri gönderme merkezindeki idari gözetim konularında ayrıca ele alınır.
Haksız tutuklanan yabancı Türkiye'de tazminat isteyebilir mi?
Evet, kanuna aykırı yakalanan veya tutuklanan kişi, maddi ve manevi zararını Devletten isteyebilir. Kanuna uygun tutuklandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığı ya da beraat kararı alan kişi de bu haktan yararlanır. Kanun bu hakkı vatandaşlığa bağlamaz; yabancı da tazminat isteyebilir.
Başvuru süresi, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren 3 ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren 1 yıldır. 7499 sayılı Kanunla 2024'te yapılan değişiklikten sonra merci, tazminatın sebebine göre ayrılır:
- kovuşturmaya yer olmadığı veya beraat kararı ile cezayı aşan tutukluluk gibi hâllerde Adalet Bakanlığı bünyesindeki Tazminat Komisyonu,
- kanuna aykırı yakalama veya tutuklama gibi diğer hâllerde ağır ceza mahkemesi.
Tazminat Komisyonuna başvuru, Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla veya elektronik ortamda da yapılabilir. Komisyon kararlarına karşı tebliğden itibaren 15 gün içinde Ankara Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.
Gözaltındaki yabancının dosyasında hangi belgeler önem taşır?
Gözaltındaki yabancının dosyasında belirleyici olan belge sayısı değil, kaçma şüphesine ve suçlamaya cevap veren belgedir. Tutuklama tartışmasında Türkiye'deki bağları gösteren belgeler, tercüman ve ifade sorunlarında ise tutanaklar öne çıkar.
- Kimlik ve yasal kalışa ilişkin: pasaport, ikamet izni kartı, yabancı kimlik numarası, giriş ve çıkış kayıtları.
- Türkiye'deki bağlara ilişkin: kira sözleşmesi veya tapu, iş sözleşmesi ve çalışma izni, evlilik ve çocukların kayıtları.
- Ceza dosyasına ilişkin: gözaltı ve uzatma tutanakları, ifade ve sorgu tutanakları, tutuklama veya adli kontrol kararı, kararın öğrenildiği tarih.
- Sağlık ve özel duruma ilişkin: sağlık raporları, gebelik veya yeni doğum belgeleri, bakım yükümlülüğünü gösteren belgeler.
Bu belgelerin hepsi her dosyada gerekmez. Aynı kira sözleşmesi bir dosyada adli kontrolü destekler, başka bir dosyada ise suçlamayla ilgisiz kalır. Hangi belgenin sunulacağı, dosya incelendikten sonra belirlenir.
Sonuç: Yabancının tahliyesini uyruk değil, dosyadaki somut olgular belirler
Türkiye'de gözaltına alınan yabancı, Türk vatandaşıyla aynı sürelere ve aynı güvencelere tabidir. Kural olarak 24 saat içinde hâkim önüne çıkarılır, avukat ve tercüman hakkından yararlanır ve yazılı olarak karşı çıkmadıkça durumu konsolosluğuna bildirilir. Bu hakların ilk saatlerde kullanılıp kullanılmadığı, sonraki bütün tartışmayı etkiler.
Sulh ceza hâkiminin önündeki asıl soru kaçma şüphesidir. Yabancı uyruk bu soruda dikkate alınır, ama tek başına yeterli değildir; Türkiye'deki adres, iş, aile ve süreç içindeki tavır birlikte tartılır. Aynı suçlamayla gözaltına alınan 2 yabancıdan birinin adli kontrolle serbest kalması, diğerinin tutuklanması bu olgulardaki farktan kaynaklanabilir.
Tutuklama kararından sonra da yol kapanmaz: 2 haftalık itiraz süresi, 30 günlük incelemeler ve her an yapılabilen salıverilme talebi vardır. Ceza dosyası ise göç hukuku sonuçlarından ayrı yürür ve bu sonuçlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Gözaltındaki yabancılar için Legal Istanbul nasıl yardımcı olabilir?
Legal Istanbul, gözaltına alınan veya tutuklanan yabancıların dosyalarında gözaltı ve uzatma tutanaklarını, ifade ve sorgu tutanaklarını ve tutuklama ya da adli kontrol kararının gerekçesini inceler. Bu inceleme, gözaltına başvuru, tutuklamaya itiraz veya adli kontrolün değiştirilmesi taleplerinden hangisinin dosyaya uygun olduğunu gösterir.
Büro, sulh ceza hâkimliği ve mahkeme önündeki itiraz ve tahliye taleplerini yürütür; tercüman ve konsolosluk bildirimine ilişkin eksiklikleri dosyada ileri sürer. Ceza dosyasının sınır dışı etme, idari gözetim ve ikamet izni üzerindeki etkisi de aynı dosya içinde değerlendirilir. Gözaltı, tutuklama veya adli kontrol kararı elinizdeyse, dosyanın değerlendirilmesi için Legal Istanbul'a ulaşabilirsiniz.
Gözaltı veya tutuklama dosyanızı Legal Istanbul ekibinden bir avukat ile görüşün.
Gözaltı veya tutuklama tarihi, kişinin bulunduğu yer, varsa sulh ceza hâkimliği kararı ve pasaport ile ikamet bilgileri ilk değerlendirmeye yardımcı olur. İtiraz süresi işliyorsa veya duruşma tarihi yaklaşıyorsa ilk mesajınızda belirtin.
Gözaltı ve tutuklama: hukuki dayanaklar ve resmî kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu — gözaltı ve itiraz (m. 91), yakınlara ve konsolosluğa bildirim (m. 95), tutuklama (m. 100-104, 108), adli kontrol (m. 109-112), müdafi ve ifade (m. 147-150), tercüman (m. 202, 324), itiraz (m. 268), tazminat (m. 141-142); Kasım 2026 itibarıyla
- Mevzuat Bilgi Sistemi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — hapis cezası alan yabancının İçişleri Bakanlığına bildirilmesi (m. 59), tutuklulukta geçen sürenin mahsubu (m. 63)
- Mevzuat Bilgi Sistemi6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu — adli makam kararıyla kısa dönem ikamet izni (m. 31), sınır dışı etme kararı alınacaklar (m. 54), idari gözetim (m. 57)
- Mevzuat Bilgi Sistemi5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun — avukatla görüşme (m. 59), ziyaret ve yabancı hükümlülerin konsolosluk ziyareti (m. 83, 84), tutuklulara uygulanması (m. 116)
- Mevzuat Bilgi Sistemi6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İş Birliği Kanunu — Türkiye'den hükümlü nakli (m. 32)
- Mevzuat Bilgi Sistemi6384 sayılı Tazminat Komisyonunun Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun — koruma tedbirleri nedeniyle tazminat başvurusu ve itiraz (m. 2, 5/B, 7)
Sık Sorulan Sorular
Türkiye'de gözaltına alınan yabancının ailesine haber verilir mi?
Evet, Türkiye'de gözaltına alınan yabancının bir yakınına veya belirlediği bir kişiye, Cumhuriyet savcısının emriyle gecikmeksizin haber verilir. Gözaltı süresi uzatıldığında da haber verilir. Yakını yurt dışında olan kişi, haber verilecek kişi olarak Türkiye'deki bir tanıdığını veya avukatını gösterebilir. Yabancı yazılı olarak karşı çıkmadıkça durum ayrıca konsolosluğa bildirilir.
Yurt dışındaki aile üyesi Türkiye'deki gözaltına itiraz edebilir mi?
Evet, gözaltındaki kişinin eşi ve birinci veya ikinci derece kan hısımı, hemen serbest bırakılması için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Kanun, başvuranın Türkiye'de bulunmasını şart koşmaz. Hâkim başvuruyu evrak üzerinde inceler ve 24 saat dolmadan karara bağlar. Yurt dışındaki yakın bu başvuruyu Türkiye'deki bir avukat aracılığıyla da yapabilir.
Gözaltında anlamadan imzaladığım ifade bana karşı kullanılır mı?
Avukat hazır değilken kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Aldatma veya tehdit gibi yasak usullerle alınan ifade ise rıza olsa bile delil sayılmaz. İfadeyi anlamadan imzaladığını düşünen kişi, bunu sulh ceza hâkimi önündeki sorguda ve sonraki her aşamada açıkça söylemeli ve tercüman istemelidir.
Türkiye'de kefalet ödeyerek tutukluluktan çıkılabilir mi?
Türk hukukunda kefalet adıyla ayrı bir tahliye yolu yoktur. Hâkim, tutuklama yerine adli kontrol kararı verirken güvence yatırma yükümlülüğü koyabilir ve miktarı kişinin mali durumunu gözeterek belirler. Güvence, yurt dışına çıkamama veya imza gibi başka yükümlülüklerle birlikte de uygulanabilir. Para yatırmak, tek başına tahliye hakkı doğurmaz.
Konsolosluk Türkiye'de tutuklu vatandaşını tahliye ettirebilir mi?
Hayır, tutuklama ve tahliye kararını yalnızca sulh ceza hâkimi veya mahkeme verir; konsolosluğun bu konuda karar yetkisi yoktur. Konsolosluk tutuklu vatandaşını ziyaret edebilir ve ziyaret istemi geciktirilmeden yerine getirilir. Tahliye için itiraz, salıverilme talebi ve 30 günlük incelemeler gibi hukuki yollar avukat aracılığıyla kullanılır.
Adli kontrol yükümlülüğüne uymayan yabancı tutuklanır mı?
Evet, adli kontrol yükümlülüğünü isteyerek yerine getirmeyen şüpheli hakkında, alabileceği hapis cezası ne olursa olsun hemen tutuklama kararı verilebilir. Azami tutukluluk süresi dolduğu için verilen adli kontrol ihlal edilirse, bu yeni tutukluluk ağır ceza işlerinde 9 ayı, diğer işlerde 2 ayı geçemez. İmza yükümlülüğü bu nedenle düzenli olarak yerine getirilmelidir.
Adli kontrol sürerken yabancının vizesi veya ikamet izni biterse ne olur?
Adli kontrol, yabancıya Türkiye'de kendiliğinden yasal kalış hakkı vermez. Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, adli makamların talep veya kararına bağlı olarak Türkiye'de kalması gerekenlere kısa dönem ikamet izni verilebileceğini düzenler. Bu izin her defasında en fazla 2 yıllık sürelerle verilebilir; bu nedenle durum, vize veya izin süresi dolmadan ele alınmalıdır.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen yabancı serbest kalır mı?
Evet, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiğinde tutuklu şüpheli serbest kalır. Savcı, soruşturma sürerken tutuklamanın veya adli kontrolün artık gereksiz olduğu kanısına varırsa da şüpheliyi kendiliğinden serbest bırakır. Kanuna uygun tutuklanmış kişi, bu kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren 3 ay içinde tazminat yoluna başvurabilir.
Tutuklulukta geçen süre Türkiye'de cezadan düşülür mü?
Evet, hüküm kesinleşmeden önce gözaltında ve tutuklulukta geçen süreler hapis cezasından indirilir. Adli para cezasında her gün 500 TL sayılarak indirim yapılır. Adli kontrol süresi ise kural olarak cezadan düşülmez. Ancak konutunu terk etmeme yükümlülüğünde geçen her 2 gün, cezadan 1 gün olarak düşülür.
Beraat eden yabancı Türkiye'den ayrıldıktan sonra tazminat isteyebilir mi?
Evet, kanun tazminat hakkını kişinin Türkiye'de bulunmasına bağlamaz. Başvuru, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren 3 ay ve her hâlde kesinleşmeden itibaren 1 yıl içinde yapılmalıdır. Tazminat Komisyonuna başvuru elektronik ortamda veya Türkiye'deki bir avukat aracılığıyla yapılabilir. Yurt dışındaki kişi için asıl risk, tebliğin geç öğrenilmesi nedeniyle sürenin kaçırılmasıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosya, kendi karar ve kayıtları üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

