İçeriğe geç

Türkiye'den Yabancıların İadesi: Tutuklama, Mahkeme Süreci ve Savunma

Türkiye’den iade sürecinde özgürlük ve koruma tedbirlerini temsil eden kelepçe görseli.

Türkiye'de bulunan bir yabancı, ancak yabancı bir devletin resmî iade talebi üzerine ve Türk mahkemelerinin incelemesinden sonra o devlete teslim edilebilir. Talebi önce Adalet Bakanlığı inceler, ardından kişinin bulunduğu yerdeki ağır ceza mahkemesi iadenin kabul edilebilir olup olmadığına karar verir. Mahkemenin kararı Yargıtayda temyiz edilebilir; kabul kararı kesinleşse bile teslim için Cumhurbaşkanının onayı gerekir (rızaya dayalı usulde Adalet Bakanlığının onayı). Kişi Türk vatandaşıysa, fiil siyasi veya askerî suçsa, zamanaşımı dolmuşsa ya da kötü muamele riski varsa iade kabul edilmez.

Süreç çoğu zaman bir adres kontrolünde ya da pasaport kontrolünde yakalamayla başlar ve kişi 24 saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır. O anda sonuç belirlenmiş gibi görünür, oysa iade bu aşamada kesinleşmiş değildir. Türk hukuku bazı durumlarda iadeyi açıkça yasaklar, bazı durumlarda ise mahkemeye talebi reddetme imkânı tanır.

Bu yazı yalnızca yabancı bir devletin, kişiyi yargılamak veya cezasını infaz etmek için resmî iade talebinde bulunduğu durumu ele alır. Interpol kırmızı bülteni bir iade talebi değildir; bülten, seyahat riski ve bültene itiraz Interpol sayfasında ayrıca anlatılır. Sınır dışı etme ve geri gönderme merkezindeki idari gözetim de ayrı işlemlerdir.

1.İade nedir ve hangi suçlar için talep edilebilir?

İade (suçluların iadesi veya geri verme), yabancı bir ülkede suç işlediği ileri sürülen veya orada mahkûm edilen kişinin, o ülkenin talebi üzerine Türkiye'den teslim edilmesidir. Soruşturma aşamasında üst sınırı en az bir yıl hapis gerektiren suçlar, infaz aşamasında ise en az dört ay hapis cezası iadeye konu olabilir. Türkiye'deki temel düzenleme 6706 sayılı Cezaî Konularda Uluslararası Adlî İş Birliği Kanunu'dur. Türkiye'nin taraf olduğu çok taraflı sözleşmeler ve ikili andlaşmalar da birlikte uygulanır.

Bu eşikler iki ülke hukuku için ayrı ayrı aranır. Soruşturma veya kovuşturma aşamasında fiilin üst sınırı, hem talep eden devletin hukukunda hem Türk hukukunda en az bir yıl hapis olmalıdır. Kesinleşmiş bir mahkûmiyetin infazında ise eşik, verilen cezaya göre belirlenir. Kişinin birden fazla suçu varsa, bazılarının cezası bu sınırların altında kalsa bile hepsi birlikte talebe konu edilebilir.

2.İade talebi Türkiye'ye nasıl ulaşır?

Resmî iade talebi Türkiye'ye diplomatik kanaldan ulaşır ve kural olarak Adalet Bakanlığına iletilir. Kanun bu bakanlığı "Merkezî Makam" olarak adlandırır. Merkezî Makam talebi ve ekli belgeleri inceler, gerekirse talep eden devletten ek bilgi ister ve gerekli şartları taşımayan talepleri doğrudan reddeder.

Şartları taşıyan talep, kişinin bulunduğu yerdeki ağır ceza mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Başsavcılık, mahkemeden iade talebi hakkında karar vermesini ister. Kişinin nerede olduğu bilinmiyorsa yetkili mahkeme Ankara ağır ceza mahkemesidir.

Talebe genellikle yakalama veya tutuklama kararı, mahkûmiyet hükmü ya da iddianame, olayların açıklaması, uygulanan kanun maddeleri ve kimlik bilgileri eklenir. Zamanaşımı, çifte suç ve fiilin siyasi niteliği bu belgeler üzerinden değerlendirilir.

3.Geçici tutuklama ne zaman ve ne kadar süreyle uygulanır?

Resmî iade evrakı henüz gelmemişse kişi, talep eden devletin isteği ve Adalet Bakanlığının uygun bulmasıyla geçici olarak tutuklanabilir; bu süre andlaşma yoksa en fazla 40 gündür. Bunun için iadeye konu olabilecek bir suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphe gerekir. Yakalanan kişi en geç 24 saat içinde sulh ceza hâkimi önüne çıkarılır. Hâkim karar vermeden önce kişiye rızaya dayalı iade imkânını ve bunun hukuki sonuçlarını anlatır.

Geçici tutuklamanın süresi ilgili uluslararası andlaşmaya göre belirlenir. Andlaşma yoksa ve iş birliği karşılıklılık ilkesine dayanıyorsa süre en fazla 40 gündür. Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi uygulanıyorsa süre kural olarak 18 gündür ve hiçbir durumda 40 günü geçemez.

Talep eden devlet iade evrakını bu süre içinde göndermezse geçici tutuklama veya adli kontrol kaldırılır; ancak talep sonradan gelirse yeniden koruma tedbiri uygulanabilir. Bu nedenle yakalanma tarihi ile evrakın Türkiye'ye ulaştığı tarih, savunmanın ilk kontrol ettiği tarihler arasındadır.

4.Tutuklama yerine adli kontrol uygulanabilir mi?

Kanun, iade amaçlı geçici tutuklama yerine kişinin kaçmasını önleyecek nitelikte adli kontrol kararı verilmesine açıkça izin verir. İade evrakı geldikten sonra da ağır ceza mahkemesi sürecin her aşamasında tutuklama yerine adli kontrol tedbirlerine başvurabilir.

Uygulamada en sık görülen adli kontrol tedbirleri yurt dışına çıkış yasağı, belirli aralıklarla karakola imza verme ve belirli bir adreste kalma yükümlülüğüdür. Türkiye'de bilinen ve sürekli bir adres, kayıtlı ikamet izni, aile ve iş bağları, hâkimin kaçma şüphesini değerlendirirken baktığı somut olgulardır.

Sulh ceza hâkiminin tutuklama veya adli kontrol kararına karşı, kararın öğrenildiği günden itibaren kural olarak iki hafta içinde itiraz edilebilir. Adli kontrol yükümlülüklerine uyulmaması ise ciddi bir sonuç doğurur: mahkeme bu durumda kişinin tutuklanmasına karar verebilir. Adli kontrol, iade dosyasının kapandığı anlamına gelmez; yalnızca kişinin dosya sürerken serbest kalmasını sağlar.

5.İade evrakı geldikten sonra tutukluluk ne kadar sürebilir?

İade talebi Adalet Bakanlığına ulaştıktan sonra uygulanan tutuklama ayrı bir koruma tedbiridir ve 40 günlük sınır buna uygulanmaz; kişi tutulmaya devam edebilir, ancak tutukluluk en geç 30 günde bir incelenir ve olası cezanın infaz süresini geçemez. Anayasa Mahkemesi, Brezilya'nın talebiyle ilgili 24 Ocak 2024 tarihli kararında (B. No: 2021/26556) bu ayrımı açıkça yapmıştır. Mahkemeye göre iade talebi geldikten sonra verilen tutuklama, geçici tutuklama değildir.

İade amacıyla tutulmanın sınırları kanunda ayrıca düzenlenmiştir. Ağır ceza mahkemesi tutukluluğu en geç 30 günde bir yeniden inceler. Toplam tutukluluk süresi, kişinin iadeye konu suçtan alabileceği veya aldığı cezanın infaz süresini geçemez. Mahkemenin kabul kararı kesinleştikten sonra bir yıl içinde Cumhurbaşkanı onayıyla iade kararı verilmezse koruma tedbirleri kaldırılır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 9 Nisan 2026 tarihli Bayramaliyev/Türkiye kararında (B. No: 49068/20), Azerbaycan'a iade edilen bir başvurucunun tutulma süresini kanuna uygun bulmuştur. Buna karşılık Anayasa Mahkemesindeki incelemenin hızlı ve etkili yapılmadığı gerekçesiyle kişi özgürlüğü hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

6.Rızaya dayalı iade nedir ve kabul edilmeli mi?

Rızaya dayalı iade, kişinin talep eden devlete gönderilmeyi kabul etmesi hâlinde uygulanan ve ayrıntılı savunma imkânını daraltan hızlandırılmış bir usuldür. Ağır ceza mahkemesi kişiye haklarını ve bu usulün sonuçlarını anlatır, ardından usulü kabul edip etmediğini sorar. Kişi kabul etse de mahkeme, talebin kanuna ve andlaşmalara göre kabul edilebilir olup olmadığını yine inceler. Kararın yerine getirilmesi Adalet Bakanlığının onayına bağlıdır.

Rızaya dayalı iadeyi kabul etmek, olağan iade yargılamasındaki ayrıntılı savunma imkânını büyük ölçüde daraltır. Talep eden ülkede yargılanmayı gerçekten isteyen ve dosyası açık olan biri için süreci kısaltabilir. Siyasi bir suçlama, kötü muamele kaygısı veya Türkiye'de güçlü aile bağları varsa, bu konular incelenmeden verilen rıza sonradan telafisi güç sonuçlar doğurabilir.

Yargıtay 2024 tarihli bir kararında, rızaya dayalı usulün mahiyeti kişiye anlatılmadan ve kabul edip etmediği sorulmadan verilen kararı bozmuştur. Bu usulde verilen karara karşı itiraz yoluna başvurulabilir.

7.Ağır ceza mahkemesi iade davasında neyi inceler?

Ağır ceza mahkemesi kişinin suçlu olup olmadığını yargılamaz; iade şartlarının bulunup bulunmadığına ve iadeye engel bir hâlin olup olmadığına karar verir. Bu yargılamaya "iade yargılaması" denir ve kişi rızaya dayalı usulü kabul etmediğinde uygulanır. Mahkeme 6706 sayılı Kanunu ve Türkiye'nin taraf olduğu andlaşmaları birlikte uygular.

İnceleme kimlikten başlar: talep edilen kişi ile Türkiye'deki kişinin aynı kişi olduğu kesinleşmelidir. Ardından fiilin iki ülke hukukunda da suç olup olmadığı, ceza eşiklerinin sağlanıp sağlanmadığı ve zamanaşımının dolup dolmadığı belirlenir. Talep eden devletin belgeleri yetersizse mahkeme uygun bir süre içinde ek bilgi ve belge isteyebilir.

Yargıtay 2025 tarihli bir kararında Rusya'nın talebine konu eylemin nerede, ne zaman ve nasıl işlendiğinin somutlaştırılmasını istemiştir. 2026 tarihli bir kararında ise iddianamenin onaylı tercümesi getirtilmeden verilen kararı eksik inceleme saymıştır.

8.Hangi hâllerde iade talebi kabul edilmez?

Türk vatandaşlığı, siyasi veya askerî suç, zamanaşımı, ölüm cezası ve işkence riski, iade talebini kesin olarak engelleyen hâller arasındadır. Kanuna göre iade talebi şu hâllerde kabul edilmez:

  • Kişinin Türk vatandaşı olması (Uluslararası Ceza Mahkemesine taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç).
  • Kişinin ırkı, etnik kökeni, dini, vatandaşlığı, sosyal grubu veya siyasi görüşü nedeniyle kovuşturulacağına dair kuvvetli şüphe bulunması.
  • Kişinin işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe bulunması.
  • Fiilin düşünce suçu, siyasi suç, siyasi suçla bağlantılı bir suç veya sırf askerî suç olması.
  • Fiilin Türkiye'nin güvenliğine ya da Türkiye, bir Türk vatandaşı veya Türk tüzel kişisi aleyhine işlenmiş olması veya Türkiye'nin yargılama yetkisine girmesi.
  • Fiilin zamanaşımına veya affa uğramış olması.
  • Kişi hakkında aynı fiil nedeniyle Türkiye'de daha önce beraat veya mahkûmiyet kararı verilmiş olması.
  • Talebin ölüm cezası veya insan onuruyla bağdaşmayan bir ceza gerektiren suçlara ilişkin olması (talep eden devlet bu cezanın infaz edilmeyeceğine dair yeterli teminat verirse talep kabul edilebilir).

Bir fiilin siyasi suç sayılıp sayılmayacağı, işleniş şekli ve sonuçlarının ağırlığı birlikte değerlendirilerek belirlenir. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar hiçbir durumda siyasi suç kabul edilmez.

9.Siyasi suçlama ve kötü muamele riski nasıl değerlendirilir?

Kötü muamele veya siyasi kovuşturma riski iddiası, mahkemenin kendiliğinden ve titizlikle araştırması gereken bir konudur. Yargıtay 2026 tarihli bir kararında, ulusal ve uluslararası kuruluşların raporlarından da yararlanılarak bu araştırmanın yapılması gerektiğini belirtmiş ve araştırma yapılmadan verilen kabul kararını bozmuştur. Genel ülke raporları tek başına yetmeyebilir; iddia, kişinin geçmişi ve suçlamanın niteliğiyle somutlaştırıldığında ağırlık kazanır.

Bu risk altındaki kişi Türkiye'de uluslararası koruma başvurusunda da bulunabilir. Bu başvuruyu Göç İdaresi Başkanlığı, iade davasından ayrı bir süreçte inceler. Yargıtay, Rusya'ya iadesi istenen kişilerle ilgili 2024 tarihli kararlarında, uluslararası koruma başvurusunun ve buna ilişkin idari davanın akıbetinin araştırılmadan verilen kabul kararlarını bozmuştur. Bu nedenle aynı somut olguların iki süreçte de tutarlı biçimde ve belgeyle ortaya konması önem taşır.

10.Türkiye'de aile ve uzun süreli yaşam iadeyi engeller mi?

Türkiye'de uzun süredir yaşamak, evli olmak veya çocuk sahibi olmak iadeyi kendiliğinden engellemez; ancak mahkemeye talebi reddetme imkânı verir. Kanun, iadenin kişiyi veya ailesini fiilin ağırlığıyla orantısız şekilde mağdur edecek olması hâlinde talebin kabul edilmeyebileceğini düzenler. Bu bir takdir yetkisidir; kişi bu yönde beyanda bulunduğunda mahkeme ailevi durumu araştırmadan karar veremez.

Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 16 Mayıs 2024 tarihli kararı (E. 2021/5628, K. 2024/5761) bu ölçütün nasıl işlediğini gösterir. Rusya, rüşvet suçlamasıyla yargılanmak üzere bir Rus vatandaşının iadesini istemişti. Kişi, Alanya'da ev alıp ailesiyle uzun süredir Türkiye'de yaşadığını ve çocuklarının eğitimine burada devam ettiğini belirtmişti. Ayrıca Rusya'ya iadesi hâlinde kötü muamele göreceği gerekçesiyle uluslararası koruma başvurusu yapmış, başvurunun reddine karşı idare mahkemesinde dava açmıştı.

Ağır ceza mahkemesi iadeyi kabul edilebilir bulmuştu. Yargıtay bu kararı bozdu ve iki eksiklik saptadı: uluslararası koruma başvurusuna ilişkin belgeler ve açılan davanın akıbeti dosyaya getirilmemişti; kişinin ailevi durumu da araştırılmamıştı. Türkiye'deki aile hayatı, belgeyle desteklendiğinde Yargıtayın araştırılmasını aradığı önemli bir ölçüttür.

11.Gıyabi mahkûmiyet, zamanaşımı ve ilkelilik ne zaman önem kazanır?

Talep eden ülkede kişinin yokluğunda bir mahkûmiyet kararı verilmişse, savunma hakkının tanınıp tanınmadığı ayrıca incelenir. Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesine Ek İkinci Protokole göre, asgari savunma hakları tanınmadan verilen gıyabi bir mahkûmiyet için iade reddedilebilir. Talep eden devlet kişinin yeniden yargılanacağına dair yeterli teminat verirse iade talebi yerine getirilir. Yargıtay, Arnavutluk'un talep ettiği bir dosyada bu teminatın istenmesi gerektiğinin gözetilmemesini bozma nedeni saymıştır.

Zamanaşımı her iki ülkenin hukukuna göre ayrı ayrı belirlenir. Yargıtay, talep eden devletin ceza kanunu hükmünün usulüne uygun tercümesinin getirtilmesini, zamanaşımını durduran ve kesen işlemlerin tek tek tespit edilmesini aramaktadır.

İade edilen kişi, kural olarak yalnızca iade kararına dayanak olan suçlardan yargılanabilir veya yalnızca o suçlardan verilen ceza infaz edilebilir. Bu kurala ilkelilik denir. Talep eden ülkede başka soruşturmalar varsa, bu kuralın kararda açıkça güvence altına alınıp alınmadığı savunma açısından önem taşır.

12.İade kararına karşı temyiz ve diğer kanun yolları nelerdir?

Ağır ceza mahkemesinin iade yargılaması sonunda verdiği karara karşı Yargıtaya temyiz yoluyla başvurulabilir. Yargıtay bu başvuruları üç ay içinde sonuçlandırır. Rızaya dayalı usulde verilen karara karşı ise temyiz değil, itiraz yolu öngörülmüştür.

Temyiz süresi kısadır ve kaçırılırsa karar kesinleşir. Ceza Muhakemesi Kanunundaki genel kurala göre bu süre kural olarak iki haftadır ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren işler. Bu nedenle karar ve tebliğ tarihleri ilk gün kayıt altına alınmalıdır.

Yargıtay kararından sonra da başvuru imkânı vardır. Hukuka aykırı tutulma veya kötü muamele riski iddiasıyla Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir. Hayata veya beden bütünlüğüne yönelik ciddi ve yakın bir tehlike varsa Anayasa Mahkemesinden ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden tedbir istenebilir.

Aşağıdaki tablo, iade sürecindeki başlıca aşamaları, kararı veren merciyi ve başvurulabilecek yolu gösterir.

AşamaKararı verenSonuç, başvuru yolu veya süre
Talebin ön incelemesiAdalet BakanlığıEk belge isteyebilir veya talebi reddedebilir
Geçici tutuklama veya adli kontrolSulh ceza hâkimiİtiraz, kural olarak 2 hafta
Tutukluluğun incelenmesiAğır ceza mahkemesiEn geç 30 günde bir inceleme
Rızaya dayalı iade kararıAğır ceza mahkemesiİtiraz, kural olarak 2 hafta; yerine getirme için Adalet Bakanlığı onayı
İade yargılaması kararıAğır ceza mahkemesiTemyiz; Yargıtay 3 ay içinde karar verir
Kesinleşen kararın yerine getirilmesiCumhurbaşkanıAdalet Bakanının teklifiyle onay

Her sürenin nasıl işlediği, somut dosyanın tebliğ tarihlerine göre hesaplanmalıdır. Karar ve tebliğ tarihleri elinizdeyse, hangi yolun hâlâ açık olduğunun değerlendirilmesi için Legal Istanbul'a ulaşabilirsiniz.

13.Mahkeme kararından sonra: Cumhurbaşkanı onayı ve teslim

Ağır ceza mahkemesinin kesinleşen "kabul edilebilir" kararı, kişinin hemen teslim edileceği anlamına gelmez. Kararın yerine getirilmesi; Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının görüşü alınarak Adalet Bakanının teklifine ve Cumhurbaşkanının onayına bağlıdır. Onay verilmezse kesinleşmiş kabul kararına rağmen iade gerçekleşmez. Talebin kabul veya reddi, Adalet Bakanlığı tarafından hem talep eden devlete hem kişiye bildirilir.

Teslim, ilgili bakanlıklarla iş birliği içinde yürütülür. Talep eden devlet, kararlaştırılan tarihte haklı bir neden olmaksızın kişiyi teslim almazsa, bu tarihten 30 gün sonra koruma tedbirleri kaldırılır.

Teslim bazı durumlarda ertelenebilir. Kişi hakkında Türkiye'de başka bir suçtan soruşturma, kovuşturma veya infazı gereken bir hapis cezası varsa ya da kişi seyahat edemeyecek durumdaysa Adalet Bakanlığı teslimi erteleyebilir.

14.İade ile sınır dışı etme arasındaki fark nedir?

İade, yabancı bir devletin ceza davası için yaptığı talebe dayanan ve ceza mahkemesince incelenen bir adli iş birliği işlemidir. Sınır dışı etme ise yabancının Türkiye'de kalma hakkını sona erdiren idari bir karardır. İkisi aynı kişi hakkında aynı dönemde gündeme gelebilir, ancak hukuki dayanakları ve başvuru yolları farklıdır.

ÖlçütİadeSınır dışı etme
Kim karar verir?Ağır ceza mahkemesi; yerine getirme için CumhurbaşkanıValilik
Hangi kanun?6706 sayılı Kanun ve uluslararası andlaşmalar6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu
Hangi yol?Yargıtaya temyiz; rızaya dayalı usulde itirazTebliğden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesinde dava
SonuçKişi talep eden devlete teslim edilirKişi Türkiye'den çıkarılır; giriş yasağı konulabilir

6706 sayılı Kanun iki işlemi açıkça birbirine bağlar: "Yabancı, iade sürecinde Merkezî Makamın görüşü alınmadan sınır dışı edilemez." Aynı şekilde, iade talebi reddedilen bir yabancı, Adalet Bakanlığının görüşü alınmadan o devlete sınır dışı edilemez.

Sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesinde dava açılabilir; mahkemenin kararı kesindir. Sınır dışı etme kararına itirazın ayrıntıları sınır dışı etme kararlarına ilişkin yazıda ele alınır.

15.Rusya, Kazakistan, İran, Irak ve AB ülkelerinin taleplerinde kurallar değişir mi?

Geçici tutuklama süresi, istenen belgeler ve gıyabi mahkûmiyete karşı güvenceler, Türkiye ile talep eden devlet arasında uygulanan andlaşmaya göre değişir. Andlaşma yoksa iş birliği karşılıklılık ilkesine dayanır.

Avrupa Birliği ülkelerinden gelen taleplerde kural olarak Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi ve ek protokolleri uygulanır. Yargıtay, Rusya'dan gelen talepleri de bu Sözleşme ve 6706 sayılı Kanun çerçevesinde incelemektedir. Adalet Bakanlığının ikili andlaşmalar listesinde (Ekim 2026'da erişildi), bu ülkelerle ilgili şu belgeler yer alır:

  • Rusya Federasyonu ile cezai konularda karşılıklı adli yardımlaşma ve suçluların iadesi anlaşması.
  • İran ile hukuki ve cezai konularda adli iş birliği anlaşması.
  • Irak ile hukuki ve adli iş birliği sözleşmesi.
  • Kazakistan ile cezai konularda adli yardımlaşma ve suçluların iadesi anlaşması, Özbekistan ile suçluların iadesi andlaşması.
  • Kırgızistan, Tacikistan ve Türkmenistan ile adli iş birliği veya adli yardımlaşma anlaşmaları.

Güncel liste Adalet Bakanlığının ikili andlaşmalar sayfasından kontrol edilebilir.

16.Sonuç: Belirleyici olan talebin içeriği ve kişinin Türkiye'deki durumudur

Türkiye'den iade, bir yabancı devletin istemesiyle kendiliğinden gerçekleşen bir sonuç değildir. Sonucu belirleyen, talebin hangi belgelere dayandığı, fiilin Türk hukukundaki karşılığı ve kişinin hem talep eden ülkedeki hem Türkiye'deki durumudur. Aynı ülkeden, benzer suçlamalarla gelen iki talep farklı sonuçlanabilir; çünkü suçlamanın niteliği, kötü muamele riski ve Türkiye'deki aile bağları her dosyada farklıdır.

İlk adım, talebin hangi aşamada olduğunu ve hangi andlaşmaya dayandığını öğrenmektir. Şu süreler birbirinden bağımsız işler: geçici tutuklamadaki 40 gün, adli kontrole itiraz süresi, temyiz süresi ve sınır dışı etme kararına karşı 7 günlük dava süresi. Her biri ayrı bir hak kaybı riski taşır. Bu nedenle yakalanma, evrakın ulaşması, karar ve tebliğ tarihleri dosyanın en başında kayıt altına alınmalıdır.

17. Sık Sorulan Sorular

İade dosyası sürerken Türkiye'den ayrılabilir miyim?

Yurt dışına çıkış yasağı içeren bir adli kontrol kararı varsa kişi Türkiye'den ayrılamaz. Bu yasağı ihlal etmeye çalışmak, mahkemenin tutuklama kararı vermesine yol açabilir. Adli kontrol kararı yoksa bile, dosya sürerken yapılacak bir seyahat ciddi sonuçlar doğurabileceğinden önce hukuki değerlendirme yapılmalıdır.

Türk vatandaşlığı başvurum iadeyi durdurur mu?

Başvuru tek başına iadeyi durdurmaz; ancak vatandaşlık, iade hakkında karar verilmeden önce kazanılırsa Türk vatandaşının iade edilemeyeceği kuralı uygulanır. Başvuru ayrıca, Türkiye ile bağların bir göstergesi olarak aile durumu değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Vatandaşlığın iptal edildiği ve iptale karşı dava açıldığı hâllerde mahkemenin bu davanın sonucunu da araştırması gerekir.

Sulh ceza hâkimi önünde avukat ve tercüman hakkım var mı?

Yakalanan kişi avukatla görüşme hakkına sahiptir ve Türkçe bilmiyorsa tercüman isteyebilir. Hâkim önündeki ilk dinlemede söylenenler ve imzalanan tutanaklar dosyaya girer. Bu nedenle anlaşılmayan bir belge imzalanmamalı ve bir örneği istenmelidir.

Talep eden ülkedeki dava düşerse veya zamanaşımına uğrarsa ne olur?

Zamanaşımı veya af, ancak resmî belgelerle ve usulüne uygun tercümeyle ortaya konduğunda iadeyi engeller. Talep eden ülkede dava sona ermişse, bunu gösteren karar Türkiye'deki iade dosyasına sunulmalıdır.

Aynı kişi için iki farklı ülke iade isterse ne olur?

Hangi talebin öncelikli olarak işleme alınacağına Adalet Bakanlığı karar verir. Bu kararda suçların ağırlığı ve işlendiği yer, taleplerin geliş sırası, kişinin vatandaşlığı ve kişinin daha sonra başka bir ülkeye yeniden iade edilme ihtimali dikkate alınır.

Talep eden ülkede ölüm cezası öngörülüyorsa iade mümkün mü?

Ölüm cezası öngörülen bir suç için iade kural olarak kabul edilmez. Ancak talep eden devlet bu cezanın infaz edilmeyeceğine dair yeterli teminat verirse talep kabul edilebilir. Teminatın yeterliliği mahkemenin değerlendirmesine bağlıdır.

İade talebi reddedilirse Türkiye'de kalabilir miyim?

Ret kararı, iade amacıyla alınan tutuklama veya adli kontrol tedbirlerini sona erdirir; ancak Türkiye'de kalma hakkı ayrıca değerlendirilir. Geçerli bir ikamet izni yoksa sınır dışı etme süreci başlayabilir. Sınır dışı etme kararı verilse bile, iade talebi reddedilen devlete gönderilme konusunda ayrıca Adalet Bakanlığının görüşü gerekir.

Kırmızı bülten kaldırılırsa iade dosyası da kapanır mı?

İade dosyası, talep eden devletin diplomatik kanaldan gönderdiği resmî talebe dayanır; bültenin kaldırılması bu talebi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Yine de bültenin siyasi nitelik gerekçesiyle kaldırılması, iade dosyasında siyasi suç ve kötü muamele iddialarını destekleyen bir belge olarak sunulabilir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosya, kendi karar ve kayıtları üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

İade dosyanızın aşamasını değerlendirelim.

Kararı ve tebliğ tarihini ilk mesajınızda paylaşabilirsiniz.

WhatsAppTelegramE-posta

Legal Istanbul

WeChat ile iletişim

Legal Istanbul WeChat arkadaş ekleme QR kodu

QR kodunu tarayarak Legal Istanbul'u WeChat'te ekleyebilirsiniz.

QR kodunu indir