Yabancılar, eşlerden biri Türkiye'de yerleşikse veya eşler davadan önce son altı ay Türkiye'de birlikte oturmuşsa, Türkiye'deki aile mahkemesinde boşanabilir. Bunun için Türk vatandaşı bir eş ya da Türkiye'de kıyılmış bir nikâh şart değildir. Ancak mahkemenin Türkiye'de olması, davaya her zaman Türk hukukunun uygulanacağı anlamına gelmez.
Boşanma kararı verilmeden önce cevaplanması gereken sorular, yabancı bir aile için Türk ailesinden daha fazladır. Hangi ülkenin hukukunun uygulanacağı ve yurt dışındaki eşe davanın nasıl bildirileceği ilk sorulardır. Bunları, çocuğun karardan sonra yaşayacağı ülke, nafakanın tahsil edileceği yer ve kararın başka bir ülkede kullanılması izler.
Yurt dışında alınmış bir boşanma kararının Türkiye'de tescili veya tanınması bu yazının konusu değildir. O konu, yabancı boşanma kararlarının tanınması rehberinde ayrıca incelenir. Evlilik mallarının paylaşımı da burada yalnızca özet olarak anlatılır.
1.Yabancılar Türkiye'de boşanabilir mi?
Evet, yabancılar Türkiye'de boşanabilir; belirleyici olan uyruk değil, Türk mahkemesinin davaya bakma yetkisidir. İki yabancı eş, bir Türk ve bir yabancı eş ya da Türk vatandaşlığına geçmiş bir eş aynı kurallara tabidir. Uyruk, davanın nerede açılabileceğini değil, çoğu zaman hangi hukukun uygulanacağını etkiler.
Türk mahkemelerinin yabancılık unsuru taşıyan davalardaki yetkisi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun ile belirlenir. Kanun, bu konuda iç hukuktaki yer itibarıyla yetki kurallarına yollama yapar. Bu nedenle bir yabancı için de ilk soru, Türkiye'deki hangi mahkemenin yetkili olduğudur.
Yaygın bir yanlış kanı, boşanma davası açmak için Türkiye'de belirli bir süre oturma izniyle kalmış olmanın şart olduğudur. Kanunda böyle bir asgari ikamet süresi yoktur. Aranan şey, eşlerden birinin Türkiye'de yerleşim yerinin bulunması ya da eşlerin davadan önce son altı aydır Türkiye'de birlikte oturmuş olmasıdır.
2.Hangi Türk mahkemesi yetkilidir?
Boşanma davasında yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya eşlerin davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde dava, aile mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür.
Yerleşim yeri, bir kişinin sürekli kalma niyetiyle oturduğu yerdir. Kısa bir tatil, Türkiye'de bir ev sahibi olmak veya bir banka hesabı tek başına yerleşim yeri oluşturmaz. Bu ayrım önemlidir; çünkü yetkisiz bir mahkemede açılan dava, itiraz üzerine başka bir mahkemeye gönderilir ve zaman kaybettirir.
Türk vatandaşları için ayrıca bir güvence vardır. Türk vatandaşının kişi hâline ilişkin bir dava yabancı ülkede açılmamışsa veya açılamıyorsa, dava Türkiye'de görülebilir. Türkiye'de yer itibarıyla yetkili bir mahkeme yoksa ilgilinin oturduğu yer, o da yoksa son yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Bunların hiçbiri bulunmuyorsa dava Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinde açılabilir.
3.Türk mahkemesi hangi ülkenin hukukunu uygular?
Türk mahkemesi, boşanma sebepleri ve sonuçları için önce eşlerin ortak vatandaşlık hukukunu uygular. Eşler farklı ülke vatandaşıysa ortak mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Mutad mesken, kişinin hayatının fiilen merkezlendiği ülkedir. Vatandaşlık ve mutad mesken, dava tarihindeki duruma göre belirlenir.
Hâkim bu kuralı ve yetkili yabancı hukuku kendiliğinden uygulamak zorundadır; tarafların istemesi gerekmez. Yabancı hukukun içeriği bütün araştırmalara rağmen tespit edilemezse Türk hukuku uygulanır. Yabancı hukukun somut olaydaki sonucu Türk kamu düzenine açıkça aykırıysa da o hüküm uygulanmaz.
Yargıtay bu kuralı sıkı biçimde denetler. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi bu kuralı iki Suriye vatandaşının davasında uyguladı (E. 2025/10230, K. 2026/5215, 6 Mayıs 2026). Ortak milli hukuk araştırılmadan Türk hukukuyla verilen kararı bozdu. Yabancı hukukun içeriğinin dosyaya baştan getirilmesi bu riski azaltır.
Aşağıdaki tablo, en sık karşılaşılan eş durumlarında boşanmaya uygulanacak hukuku gösterir.
| Eşlerin durumu | Boşanmaya uygulanacak hukuk |
|---|---|
| İki eş de aynı yabancı ülkenin vatandaşı | O ülkenin hukuku |
| Biri Türk, diğeri yabancı; ikisi de Türkiye'de yaşıyor | Türk hukuku (ortak mutad mesken) |
| Farklı yabancı uyruklar; ikisi de aynı ülkede yaşıyor | Yaşadıkları ülkenin hukuku |
| Farklı uyruklar; farklı ülkelerde yaşıyorlar | Türk hukuku |
| Eşlerden biri Türk vatandaşlığına da sahip | O eş bakımından Türk vatandaşlığı esas alınır |
Bu tablo yalnızca boşanma sebepleri ve hükümleri içindir. Geçici önlemler her durumda Türk hukukuna, evlilik malları ise ayrı bir kurala tabidir.
4.Türk eşten veya yabancı eşten boşanmada ne değişir?
Türk vatandaşı ile yabancı arasındaki boşanma, iki yabancının boşanmasıyla aynı mahkemede ve aynı usulle yürür; davayı Türk eşin ya da yabancı eşin açması bunu değiştirmez. Eşler farklı uyrukta olduğu için ortak milli hukuk yoktur. Bu yüzden eşler Türkiye'de birlikte yaşıyorsa ya da ortak mutad meskenleri yoksa, boşanmaya çoğu zaman Türk hukuku uygulanır.
Türk hukukunun uygulanması, yabancı eşin daha zayıf bir konumda olduğu anlamına gelmez. Velayet, nafaka ve tazminat talepleri uyruk ayrımı yapılmadan değerlendirilir. Fark, daha çok pratik konularda ortaya çıkar: belgelerin Türkçeye çevrilmesi, duruşmalarda tercüman bulunması ve kararın yabancı eşin kendi ülkesinde de kullanılabilir hâle getirilmesi.
Yabancı eşin Türkiye'deki ikamet izni evliliğe dayanıyorsa, boşanmanın ikamete etkisi ayrıca planlanmalıdır. Yabancı eşi yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı için ise asıl iş, eşe usulüne uygun tebligat yapılması ve kararın nüfus kaydına işlenmesidir.
5.Yurt dışında kıyılan nikâh Türkiye'de boşanmaya engel mi?
Hayır, nikâhın yurt dışında kıyılmış olması Türkiye'de boşanmaya engel değildir. Türk mahkemesinin yetkili olması ve evliliğin usulüne uygun belgelerle ispat edilmesi yeterlidir. Tersine, nikâhın Türkiye'de kıyılmış olması da tek başına Türk mahkemesine yetki vermez.
Yabancı ülkede düzenlenmiş evlilik belgesi, kural olarak apostil veya konsolosluk onayıyla birlikte yeminli Türkçe tercümesiyle sunulur. Eşlerden biri Türk vatandaşıysa, evliliğin Türk nüfus kaydına işlenmiş olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Kayıttaki isim yazımları ile pasaporttaki yazımların uyuşmaması, kararın daha sonra nüfusa işlenmesinde sorun çıkarabilir.
6.Türkiye'de boşanma davası nasıl açılır?
Türkiye'de boşanma davası, yetkili aile mahkemesine sunulan bir dava dilekçesiyle açılır. Eşler anlaşmışsa ortak başvuru veya bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi mümkündür. Anlaşma yoksa dava çekişmeli olarak yürür.
Yurt dışında yaşayan eş, Türkiye'ye gelmeden de dava açabilir veya davayı takip edebilir. Bunun için Türkiye'deki avukata davayı açma ve yürütme yetkisi veren bir vekâletname gerekir. Boşanma kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğu için vekâletnamede boşanma davası açma yetkisinin açıkça yazılması gerekir. Sulh olmak veya davadan feragat etmek gibi işlemler de ayrıca özel yetki ister.
Davanın kendisi Türk usul hukukuna tabidir; yabancı hukuk uygulansa bile süreler, tebligat ve deliller Türk kurallarına göre işler. Yargılama, ilk derece mahkemesinin kararı, istinaf ve gerekirse temyiz aşamalarından oluşur. İstinaf ve temyiz için başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.
7.Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma arasındaki fark nedir?
Türk hukukunun uygulandığı davalarda iki temel yol vardır: anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma. Anlaşmalı boşanma, eşlerin hem boşanmada hem de boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumunda uzlaşmasına dayanır. Çekişmeli boşanmada ise boşanma sebebinin ispatı gerekir.
İki yolun temel farkları şöyledir:
| Konu | Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma |
|---|---|---|
| Evlilik süresi | En az 1 yıl | Süre şartı yok |
| Eşlerin duruşmada bulunması | Hâkim iki eşi de bizzat dinler | Avukat temsil edebilir |
| Mali sonuçlar ve çocuklar | Protokolle düzenlenir, hâkim onaylar | Mahkeme delillere göre karar verir |
| İspat | Boşanma sebebi ayrıca ispatlanmaz | Sebep ve kusur ispatlanır |
Tablodaki kurallar, boşanmaya Türk hukukunun uygulandığı davalar içindir. Ortak yabancı hukuk uygulanıyorsa, anlaşmayla boşanma imkânı ve şartları o hukuka göre belirlenir.
Eşlerin imzaladığı protokol, hâkim onaylamadıkça boşanma sonuçları bakımından geçerli olmaz. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatini gözeterek protokolde değişiklik önerebilir. Bu nedenle protokolün belirsiz veya uygulanması güç maddeler taşımaması, çocukların başka bir ülkede yaşayacağı durumlarda özellikle önemlidir.
8.Anlaşmalı boşanmada iki eşin de duruşmaya gelmesi gerekir mi?
Evet, Türk hukukunun uygulandığı anlaşmalı boşanmada hâkimin iki eşi de bizzat dinlemesi şarttır. Kanun, hâkimin tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesini arar. Vekâletname bu şartın yerine geçmez; avukat davayı yürütse de eşin bizzat dinlenmesi zorunludur.
Yurt dışında yaşayan eşin bizzat dinlenmesi, çoğu zaman en çok planlama gerektiren konudur. Eşin duruşma için Türkiye'ye gelmesi en yaygın çözümdür. Bulunduğu ülkede istinabe yoluyla veya ses ve görüntü aktarımıyla dinlenmesinin mümkün olup olmadığı ise mahkemenin değerlendirmesine ve teknik imkânlara bağlıdır. Bu ihtimale dayanarak seyahat planı yapılmadan önce mahkemenin yaklaşımı öğrenilmelidir.
Eşlerden biri duruşmaya gelemezse, hâkim onu bizzat dinleyemediği için anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Eşlerden biri anlaşmadan dönerse ise Yargıtay'a göre dava çekişmeli boşanma olarak görülür; taraflara delillerini sunmaları için süre verilir. Karar kesinleşene kadar anlaşmadan dönmeyi engelleyen bir kural yoktur.
9.Önceki dava reddedildiyse ne zaman yeniden boşanılabilir?
Önceki boşanma davası reddedilmiş ve ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmişse, ortak hayat yeniden kurulamamışsa, eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir. Bu süre, 27 Kasım 2024 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 7532 sayılı Kanunla üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Üç yıllık süreyi anan kaynaklar, bu değişiklikten önce yazılmıştır.
Bir yıl ayrı yaşamak, evliliği kendiliğinden sona erdirmez. Sürenin başlaması için önce açılmış ve reddedilmiş bir boşanma davası, ardından da bu ret kararının kesinleşmesi gerekir. Anlaşmalı boşanmadaki bir yıllık evlilik süresiyle de karıştırılmamalıdır; ikisi farklı şartlardır.
Bu yol yabancı aileler için de önem taşır; çünkü eşlerden biri başka bir ülkeye taşınmış ve davaya katılmıyor olabilir. Önceki ret kararının tam metni ve kesinleşme kaydı, yeni dava açılmadan önce incelenmelidir.
10.Yurt dışındaki eşe dava nasıl bildirilir?
Yurt dışında yaşayan eşe dava dilekçesi ve duruşma bilgileri, Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler veya diplomatik yol üzerinden tebliğ edilir. E-posta, mesaj uygulaması veya özel bir kuryeyle gönderim, hukuken geçerli tebligat yerine geçmez. Tebligatın usulüne uygun yapılması, karşı tarafın savunma hakkının güvencesidir.
Yurt dışına tebligat, uygulamada yargılamanın en uzun süren aşamalarından biri olabilir. Eksik veya yanlış adres, işlemin yeniden başlamasına yol açar. Eşin adresi bilinmiyorsa, mahkeme önce adres araştırması yapar; sonuç alınamazsa kanunda öngörülen ilanen tebligat yolu gündeme gelebilir.
Usule aykırı tebligat, kararın karşı tarafın ülkesinde tanınmasını da zorlaştırabilir; çünkü pek çok ülke, davalının davadan usulüne uygun biçimde haberdar edilip edilmediğini inceler.
Belgelerin tasdiki uyruğa göre değişir mi?
Evet, yabancı belgelerin Türkiye'de kullanılabilmesi için gereken tasdik, belgeyi düzenleyen ülkeye göre değişir. Ülke 1961 tarihli Lahey Apostil Sözleşmesine tarafsa belgeye o ülkenin yetkili makamı apostil koyar. Taraf değilse, belge o ülkedeki Türk konsolosluğu tarafından onaylanır.
Ekim 2026 itibarıyla Rusya, Ukrayna, Kazakistan, Suudi Arabistan, İngiltere, ABD, Almanya ve Kanada bu sözleşmeye taraftır. Irak, İran, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri ise taraf değildir; bu ülkelerin belgelerinde konsolosluk onayı gerekir. Güncel liste, Lahey Konferansının resmî sayfasından kontrol edilmelidir.
11.Velayet nasıl belirlenir?
Velayet, çocuğun üstün yararına göre belirlenir; ebeveynin uyruğu tek başına belirleyici değildir. Mahkeme, olanak bulundukça ana ve babayı dinler. Çocuğun yaşı, sağlığı, eğitimi, kiminle yaşadığı ve her iki ebeveynle bağı birlikte değerlendirilir. Velayeti kendisine verilmeyen ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki de düzenlenir.
Boşanmada velayete, kural olarak boşanmaya uygulanan hukuk uygulanır. Ancak çocuğun mutad meskeninin bulunduğu ülke ve Türkiye'nin taraf olduğu çocuk koruma sözleşmeleri de ayrıca dikkate alınabilir. Çocuk başka bir ülkede yaşıyorsa, o ülkenin mahkemelerinin de yetkisi gündeme gelebilir.
Dava sürerken çocuğun kiminle kalacağı, bakımı ve geçimi için mahkeme geçici önlemler alır. Geçici önlemlere her durumda Türk hukuku uygulanır. Bu önlemler, özellikle bir ebeveynin çocuğu başka bir ülkeye götürme riskinin bulunduğu durumlarda dava başında talep edilmelidir.
Velayet kararı, kişisel ilişki düzenlemesinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceği ihtarını da içerir. Bu ihtar, ebeveynlerin farklı ülkelerde yaşadığı ailelerde görüşmelerin aksamaması için önemli bir güvencedir.
12.Boşanmadan sonra çocuk yurt dışına götürülebilir mi?
Velayet sahibi ebeveynin çocuğu yurt dışına çıkarması, bir bölge adliye mahkemesi kararına göre (karar Yargıtay'ca onanmıştır) kural olarak diğer ebeveynin muvafakatine bağlı değildir. Ancak gidilecek ülke, vize veya pasaport işlemleri için diğer ebeveynin onayını isteyebilir. Bu durumda mahkeme, onayın yerine geçen bir izin kararı verebilir.
Yargıtay'ın onadığı bir dosyada, boşandıktan sonra çocuğun velayeti anneye verilmişti. Anne, Kanada'daki bir üniversiteden tam burslu doktora kabulü almış ve 2017 doğumlu oğlunu yanına götürmek istemişti. Kanada, çocuğun vizesi için babanın onayını arıyordu; baba ise onay vermiyordu. İlk derece mahkemesi, babanın itirazının yalnızca çocukla görüşmesinin zorlaşacağına dayandığını, başka haklı bir gerekçe gösterilmediğini tespit etti. Bölge adliye mahkemesi, çocuğun yurt dışında kalmasının ona etkisine dair uzman görüşü alınmasını istedi. Bu eksiklik giderildikten sonra mahkeme, çocuğun Kanada'ya çıkarılmasına izin verdi. Bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetti. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de kararı onadı (E. 2023/1718, K. 2023/1736, 11 Nisan 2023).
Bu dosya, mahkemenin kararı soyut bir kurala göre değil, çocuğun somut durumuna göre verdiğini gösterir. Taşınmanın amacı, yaklaşık 2,5 yıllık süresi, çocuğun yaşı ve babanın itirazına haklı bir gerekçe gösterilmemesi belirleyici olmuştur.
Velayet sahibi olmayan ebeveynin çocuğu izinsiz götürmesi ise bambaşka bir durumdur. Türkiye, uluslararası çocuk kaçırmaya ilişkin 1980 tarihli Lahey Sözleşmesine taraftır. Bu sözleşme, haksız yere götürülen çocuğun mutad meskenine iadesini düzenler; velayetin kime ait olacağına ise ayrıca karar verilir.
13.Nafaka ve tazminat hangi talepleri kapsar?
Boşanmada beş ayrı mali talep vardır: dava sürerken tedbir nafakası, boşanmadan sonra yoksulluk nafakası, çocuk için iştirak nafakası, maddi tazminat ve manevi tazminat. Bu talepler farklı şartlara bağlıdır ve her biri ayrıca istenmelidir; biri, diğerinin şartlarını kendiliğinden karşılamaz.
| Talep | Kim için, ne zaman | Temel şart |
|---|---|---|
| Tedbir nafakası | Eş ve çocuklar, dava süresince | Barınma ve geçim ihtiyacı |
| Yoksulluk nafakası | Eş, boşanmadan sonra | Yoksulluğa düşme; daha ağır kusurlu olmama |
| İştirak nafakası | Çocuk, boşanmadan sonra | Velayet kendisine verilmeyen ebeveynin katkısı |
| Maddi tazminat | Eş | Menfaatin zedelenmesi; daha az kusurlu olma |
| Manevi tazminat | Eş | Kişilik hakkına saldırı; karşı tarafın kusuru |
Boşanmış eşler arasındaki nafaka taleplerine, boşanmaya uygulanan hukuk uygulanır.
Yabancı aileler için asıl mesele, çoğu zaman kararın elde edilmesi değil, tahsilidir. Nafaka yükümlüsünün geliri veya malvarlığı başka bir ülkedeyse, Türk kararı o ülkede tanınmadan ve tenfiz edilmeden uygulanamayabilir. Bu nedenle nafaka talebinin hangi ülkede uygulanacağı, dava başında düşünülmelidir.
14.Süresiz yoksulluk nafakası kaldırıldı mı?
Süresiz yoksulluk nafakası henüz kaldırılmadı; Anayasa Mahkemesinin iptal kararı 30 Haziran 2027'de yürürlüğe girecek. Mahkeme, yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" istenebileceğine ilişkin ibareyi 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla iptal etti (E. 2025/156, K. 2026/131). Karar 30 Eylül 2026'da Resmî Gazetede yayımlandı; iptal, yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girecek.
Bu süre, yasama organına yeni bir düzenleme yapması için verilmiştir. İptal yürürlüğe girene kadar mevcut kural uygulanmaya devam eder. Yeni düzenlemenin nafakaya bir süre sınırı getirip getirmeyeceği ve süregelen nafakaları nasıl etkileyeceği, Ekim 2026 itibarıyla belli değildir.
Mevcut kuralda da nafaka ömür boyu değişmez değildir. Alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle nafaka kendiliğinden kalkar. Alacaklının evlenmeden fiilen evliymiş gibi yaşaması veya yoksulluğunun ortadan kalkması hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır.
15.Mal paylaşımı boşanma davasında çözülür mü?
Hayır, evlilik mallarının paylaşımı boşanma davasının kendisinde değil, ayrı bir mal rejiminin tasfiyesi davasında çözülür. Boşanma kararı, mülklerin yarısını kendiliğinden diğer eşe geçirmez. Mal rejimi ise boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer; bu tarih, tasfiyeye girecek malların belirlenmesinde esas alınan bitiş noktasıdır.
Yabancı eşler için evlilik mallarına uygulanacak hukuk, boşanmaya uygulanacak hukuktan ayrı bir kurala bağlıdır. Eşler, evlenme anındaki mutad mesken veya milli hukuklarından birini açıkça seçmiş olabilir. Seçim yoksa evlenme anındaki ortak milli hukuk, o da yoksa ortak mutad mesken hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır. Taşınmazların tasfiyesinde ise taşınmazın bulunduğu ülkenin hukuku esas alınır.
Bu konunun ayrıntısı, edinilmiş mal hesabı ve şirket payları gibi sorular, boşanmadan sonra mal paylaşımı rehberinde ele alınmıştır.
16.Boşanma ikamet iznini nasıl etkiler?
Aile ikamet izni evliliğe dayandığı için boşanmayla bu iznin dayanağı ortadan kalkar. Kanun, aile ikamet izni şartları ortadan kalktıktan sonra kısa dönem ikamet izni verilmemesi hâlinde iznin iptal edileceğini öngörür. Boşanma davası açmak, ikamet izninin süresini uzatmaz. Bu nedenle ikamet durumu dava açılmadan önce planlanmalıdır. Boşanmadan sonra aile ikamet izni konusunda şartları ve geçiş yollarını ayrıca inceleyebilirsiniz.
Türk vatandaşıyla evli yabancıya, en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmış olmak koşuluyla boşanma hâlinde kısa dönem ikamet izni verilebilir. Yabancı eşin aile içi şiddet nedeniyle mağdur olduğu mahkeme kararıyla sabitse, üç yıllık süre şartı aranmaz. Bu kural, iznin kendiliğinden verileceği anlamına gelmez; başvuru yapılması ve değerlendirilmesi gerekir.
Eş Türk vatandaşı değil de Türkiye'de ikamet izniyle yaşayan bir yabancıysa, bu özel kural uygulanmaz. Bu durumda çalışma izni, öğrenci ikamet izni veya taşınmaz sahipliği gibi başka bir dayanak değerlendirilmelidir. Bunun yanında çocukların aile ikamet izni, velayet düzenlemesine bağlı olarak ayrıca gözden geçirilmelidir.
17.Türk boşanma kararı yurt dışında nasıl kullanılır?
Türk boşanma kararı, kesinleştikten sonra yurt dışında kullanılabilir. Kararın kesinleştiği, ilamın altına veya arkasına yazılan, tarihli, mühürlü ve imzalı bir kesinleşme kaydıyla gösterilir. Uygulamada "Turkish divorce certificate" denilen belge, çoğu zaman bu kesinleşme şerhli boşanma ilamıdır.
Kararın başka bir ülkede kullanılabilmesi için genellikle şu belgeler istenir:
- Kesinleşme şerhli boşanma ilamı
- Bu ilamın, belgenin kullanılacağı ülke Lahey Apostil Sözleşmesine tarafsa apostilli hâli
- İlamın, o ülkenin dilinde yeminli tercümesi
- Gerekirse, boşanmanın işlendiğini gösteren nüfus kayıt örneği
Belgenin kullanılacağı ülke, Türk kararını kendi kayıtlarına işlemeden önce ayrıca tanıma işlemi isteyebilir. Bu, o ülkenin hukukuna bağlıdır; bu nedenle kararın kullanılacağı ülkenin şartları, dava sürerken öğrenilmelidir. Apostil, belgenin gerçekliğini doğrular; kararın yabancı ülkede tanınacağını garanti etmez.
Kesinleşmiş karar, ilk derece mahkemesince nüfus müdürlüğüne bildirilir ve eşlerin medeni hâli güncellenir. Boşanma kararının yurt dışında, örneğin Rusya veya Almanya'da kullanılacağı biliniyorsa, isim yazımları ve kimlik bilgileri dava sırasında pasaportla uyumlu tutulmalıdır.
Yurt dışında alınmış bir boşanma kararının Türkiye'de geçerli hâle getirilmesi ise ters yönde bir işlemdir. Bu konu, yabancı boşanma kararlarının tanınması rehberinde ayrıca anlatılmıştır.
18.Sonuç: önce yetki ve uygulanacak hukuk belirlenmelidir
Türkiye'de yabancıların boşanmasında sonucu en çok etkileyen üç konu, yetkili mahkeme, uygulanacak hukuk ve kararın kullanılacağı ülkedir; bunlar dava açılmadan belirlenmelidir. Bu sorular netleşmeden yapılan bir başvuru, sonradan bozulma, tanınmama veya zaman kaybı riski taşır.
Aynı soru, iki farklı aile için farklı cevaplar doğurabilir. İki Alman vatandaşının İstanbul'daki boşanmasına Alman hukuku uygulanabilirken, bir Türk ile bir Rus vatandaşının boşanmasına Türk hukuku uygulanabilir. Çocuğun hangi ülkede yaşayacağı, nafakanın nerede tahsil edileceği ve ikamet izninin durumu da bu farkı derinleştirir.
Eşlerin uyrukları, yaşadıkları ülkeler ve varsa önceki kararlar belliyse, hangi yolun izlenebileceğinin değerlendirilmesi için Legal Istanbul'a ulaşabilirsiniz.
19. Sık Sorulan Sorular
Türkiye'de boşanma davası açmak için oturma iznim olması şart mı?
Hayır, kanunda boşanma için belirli bir ikamet izni süresi aranmaz. Mahkemenin yetkisi için eşlerden birinin Türkiye'de yerleşim yerinin bulunması ya da eşlerin davadan önce son altı ay Türkiye'de birlikte oturmuş olması yeterlidir. İkamet izni, yerleşim yerini gösteren delillerden biri olabilir.
Eşimin yurt dışındaki adresini bilmiyorsam dava açabilir miyim?
Evet, dava açılabilir. Mahkeme önce eşin adresini araştırır; bu araştırma sonuçsuz kalırsa kanunda öngörülen ilanen tebligat yolu gündeme gelebilir. Ancak bilinen bir adresi gizlemek, kararın daha sonra bozulmasına veya yabancı ülkede tanınmamasına yol açabilir.
Boşanma davası sürerken Türkiye'den ayrılabilir miyim?
Evet, dava sürerken Türkiye'den ayrılmak davayı düşürmez; avukatınız çekişmeli davayı vekâletnameyle takip edebilir. Ancak anlaşmalı boşanmada hâkimin sizi bizzat dinlemesi gerektiği için duruşma tarihinde hazır olmanız gerekir. Çocuk Türkiye'de yaşıyorsa, onunla ilgili geçici önlemler de dikkate alınmalıdır.
Türk mahkemesinin verdiği boşanma kararı Rusya'da veya başka bir ülkede kendiliğinden geçerli olur mu?
Her ülkede kendiliğinden geçerli olmaz. Bazı ülkeler apostilli ve tercüme edilmiş kesinleşme şerhli ilamı doğrudan kayda işler, bazıları ise ayrıca tanıma işlemi ister. Bu yüzden kararın kullanılacağı ülkenin şartları dava sürerken öğrenilmelidir.
Yıllar önce Türkiye'de boşandım ama kararın bir örneği elimde yok; nereden alabilirim?
Kesinleşme şerhli ilamın bir örneği, kararı veren mahkemeden istenebilir. Boşanmanın nüfus kaydına işlendiğini gösteren belge ise nüfus müdürlüğünden veya yurt dışındaysanız Türk konsolosluğundan alınabilir. Mahkemenin adı, dosya numarası ve karar yılı biliniyorsa işlem kolaylaşır.
Boşandıktan sonra hemen yeniden evlenebilir miyim?
Türk hukukuna göre kadın, evliliğin sona ermesinden itibaren 300 gün geçmeden yeniden evlenemez; doğum yapmakla bu süre biter. Kadının önceki evlilikten gebe olmadığı anlaşılırsa veya eski eşler birbiriyle yeniden evlenmek isterse mahkeme bu süreyi kaldırır. Erkek için böyle bir bekleme süresi yoktur.
Yurt dışında yaşayan ebeveynden çocuk için nafaka nasıl tahsil edilir?
Türk mahkemesinin iştirak nafakası kararı, ebeveynin yaşadığı ülkede tahsil edilebilmek için çoğu zaman o ülkede tanınmalı ve tenfiz edilmelidir. Ebeveynin Türkiye'de geliri veya malvarlığı varsa karar Türkiye'de icra yoluyla takip edilebilir. Hangi yolun daha etkili olduğu, borçlunun gelirinin nerede bulunduğuna bağlıdır.
Yabancı bir ülkede dava sürerken Türkiye'de boşanma davası açılabilir mi?
Evet, Türk mahkemesi yetkiliyse dava açılabilir; ancak yabancı davanın varlığı ve sonucu ayrıca değerlendirilmelidir. Yabancı mahkemede verilecek kararın Türkiye'de tanınma ihtimali, iki davanın birbirini nasıl etkileyeceği ve hangisinin önce sonuçlanacağı birlikte ele alınmalıdır. Yabancı davayı görmezden gelerek Türkiye'de dava açmak, birbiriyle çelişen kararlara yol açabilir.
Duruşmalarda tercüman bulunur mu?
Evet, yargılama Türkçe yürür ve Türkçe bilmeyen taraf için tercüman bulundurulur. Anlaşmalı boşanmada hâkim eşleri bizzat dinlediği için, tercümanın duruşmada hazır olması özellikle önemlidir. Yabancı belgelerin de yeminli tercüman tarafından Türkçeye çevrilmesi gerekir.
Boşandıktan sonra Türkiye'de kalmaya devam edebilir miyim?
Türk vatandaşıyla evli olup en az üç yıl aile ikamet izniyle kalmışsanız, kısa dönem ikamet iznine başvurabilirsiniz. Aile içi şiddet mahkeme kararıyla sabitse üç yıllık süre aranmaz. Diğer durumlarda çalışma, öğrenim veya taşınmaz gibi başka bir ikamet dayanağı değerlendirilmelidir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosya, kendi karar ve kayıtları üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
Türkiye’deki boşanma dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Yetkili mahkeme, uygulanacak hukuk, çocuklar ve mali talepler bakımından dosyanızın koşullarını inceleyerek izlenebilecek yolu belirleyelim.

