Türkiye'de malpraktis davası, özel hastane veya doktora karşı önce arabulucuya başvurularak tüketici mahkemesinde açılır. Devlet hastanesinde ise önce hastaneyi işleten idareye başvurulur, ardından idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Yabancı hasta için asıl risk süredir: özel hastanede kural olarak 5 yıl, devlet hastanesinde öğrenmeden itibaren 1 yıl vardır.
Malpraktis nedir ve komplikasyondan farkı nedir?
Malpraktis, hekimin veya sağlık kuruluşunun tıbbın gerektirdiği özeni göstermemesi sonucu hastanın zarar görmesidir. Özel hastane veya muayenehane ile hasta arasındaki ilişki, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'ndaki vekâlet sözleşmesidir. Hekimin özeni, benzer alanda çalışan basiretli bir vekilin göstermesi gereken davranışa göre ölçülür (6098 sayılı Kanun m. 506/3).
Yargıtay'a göre hekim, vekil sıfatıyla en hafif kusurundan dahi sorumludur. Hastanın durumunu zamanında saptamak, tedaviyi geciktirmemek ve seçenekler arasında en güvenli yolu seçmek bu özenin parçasıdır.
Komplikasyon ise kurallara uygun yapılan bir müdahalede de ortaya çıkabilen, öngörülebilen ama her zaman önlenemeyen sonuçtur. Komplikasyon tek başına malpraktis değildir. Ancak hasta bu riske karşı önceden aydınlatılmamışsa veya komplikasyon zamanında fark edilip yönetilmemişse hekimin sorumluluğu doğabilir. Halk arasında "doktor hatası" veya "tıbbi hata" denen durumlar bu kapsamdadır.
Estetik ameliyatta doktor sonucu garanti eder mi?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, yalnızca güzel görünüm amacıyla yapılan estetik ameliyatı vekâlet değil eser sözleşmesi olarak değerlendirir. Bu görüşe göre doktor, kararlaştırılan görünümü ortaya çıkarmayı üstlenir. Daire, 2025 tarihli bir kararında kol germe ve yağ aldırma ameliyatını inceledi. Ameliyatla daha iyi bir görünüm elde edilmişti; ancak vaat edilen sonuç gerçekleşmediği için davanın reddi bozuldu.
Vekâlet ile eser sözleşmesi ayrımında işlemin amacı belirleyicidir. Bir hastalığın tedavisi için yapılan müdahalede vekâlet hükümleri, yalnızca görünüm amaçlı işlemde eser sözleşmesi hükümleri gündeme gelir. Saç ekimi, diş estetiği veya burun estetiği gibi işlemlerin hangi gruba girdiği, somut işlemin amacına göre değerlendirilir. Eser sözleşmesi sayılması, zamanaşımıyla ilgili bölümde görüleceği gibi süreyi de değiştirir.
Türkiye'de malpraktis davası hangi yollarla açılır?
Türkiye'de malpraktis nedeniyle tazminat, hastanenin özel mi kamu mu olduğuna göre iki ayrı yargı yolunda istenir. Özel hastane, özel klinik ve muayenehane için adli yargı; devlet hastanesi ve kamu üniversite hastanesi için idari yargı görevlidir. Ceza şikâyeti ve Sağlık Bakanlığına başvuru bu yolların yanında ayrıca kullanılabilir.
Malpraktiste hukuki yollar (6502, 2577, 6102 ve 5237 sayılı Kanunlar; Kasım 2026'da kontrol edildi)
| Yol | Kime başvurulur | Sonuç |
|---|---|---|
| Özel hastane ve doktora tazminat davası | Önce arabulucu, sonra tüketici mahkemesi | Maddi ve manevi tazminat |
| Sigortacıya doğrudan dava | Önce arabulucu, sonra kural olarak asliye ticaret mahkemesi | Sigorta bedeline kadar tazminat |
| Kamu hastanesine tam yargı davası | Önce hastaneyi işleten idare, sonra idare mahkemesi | İdarenin tazminat ödemesi |
| Ceza şikâyeti | Cumhuriyet başsavcılığı | Hekim hakkında ceza soruşturması |
| İdari şikâyet | Sağlık Bakanlığı ve hastane birimleri | İdari inceleme |
Ceza şikâyeti ve idari şikâyet hastaya tazminat kazandırmaz.
Malpraktis davası doktora mı, hastaneye mi açılır?
Özel hastanede malpraktis davası hekime ve hastaneye birlikte açılabilir. Hastane hem sözleşmenin tarafı hem de hekimi çalıştıran kuruluştur. Yargıtay da hekimin özen borcunun, hekimin görev yaptığı sağlık kuruluşu için de geçerli olduğunu belirtir.
Özel sektörde çalışan hekimler için zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası vardır (1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun). Zarar gören, zararının sigorta bedeline kadar olan kısmını doğrudan sigortacıdan isteyebilir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 1478/1). Sigortacıya karşı dava ticari dava sayılabilir; bu durumda arabuluculuk yine dava şartıdır.
Sağlık turizmi aracı şirketinin (ajansın) sorumluluğu, sözleşmede neyi üstlendiğine bağlıdır. Yalnızca ulaşım ve konaklama düzenleyen ajans ile tedaviyi kendi hizmeti olarak satan ajans aynı konumda değildir. Bu nedenle ajansın davalı yapılıp yapılmayacağı, sözleşme ve yazışmalar incelenmeden kesin olarak söylenemez.
Malpraktis dosyasında hangi olgular belirleyicidir?
"Ameliyatım kötü geçti" bilgisi, hangi yolun ve hangi sürenin uygulanacağını tek başına göstermez. Yol ve süre, aşağıdaki olguların birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir:
- tedavinin özel mi kamu kuruluşunda mı yapıldığı,
- işlemin tedavi mi, yalnızca estetik amaçlı mı olduğu,
- tedavi tarihi ve zararın fark edildiği tarih,
- zararın kalıcı olup olmadığı,
- aydınlatılmış onam formunun içeriği ve dili,
- hasta dosyası, epikriz ve görüntüleme sonuçları,
- düzeltme tedavisinin nerede ve hangi maliyetle yapıldığı,
- sözleşmenin hastane, doktor veya ajansla yapılıp yapılmadığı.
Aynı burun ameliyatı özel bir klinikte yapıldıysa tüketici mahkemesine, kamu üniversite hastanesinde yapıldıysa idare mahkemesine götürülür. İlk dosyada kural olarak 5 yıllık zamanaşımı, ikincisinde 1 yıllık başvuru süresi gündeme gelir. Zararın fark edildiği tarih ise iki dosyada da kalan sürenin hesabında belirleyicidir. Bu nedenle süre hesabı, yol seçiminden önce yapılmalıdır.
Özel hastaneye karşı malpraktis davası: arabuluculuk ve tüketici mahkemesi
Özel hastane veya doktora karşı malpraktis davası tüketici mahkemesinde görülür ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'ne göre hasta tüketici, hastane ve hekim ise sağlık hizmeti sağlayıcısıdır. Davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılması bozma nedenidir.
Arabuluculuk şartı, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'a 28 Temmuz 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan değişiklikle eklendi (6502 sayılı Kanun m. 73/A). Bu şart sonradan tamamlanamaz. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 25 Nisan 2024 tarihli kararında (E. 2023/3460, K. 2024/1396), arabulucuya gidilmeden açılan sezaryen kaynaklı tazminat davasının usulden reddini onadı.
Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa veya karşı taraf katılmazsa, tüketicinin ödemesi gereken arabuluculuk ücretini Adalet Bakanlığı karşılar; bu tutar 2 saatlik ücretle sınırlıdır. Değeri her yıl yeniden değerleme oranında artırılan bir eşiğin altındaki uyuşmazlıklarda ise tüketici hakem heyetine başvurulur. Bu eşik 2022'de 30.000 TL olarak belirlenmiştir; tedavi giderleri ve manevi tazminat birlikte istendiğinde talep bu eşiği kolayca aşabilir.
Yurt dışında yaşayan hasta malpraktis davasını hangi şehirde açar?
Tüketici davası, tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir. Ancak yerleşim yeri yurt dışında olan hasta için bu seçenek Türkiye'de bir mahkemeye karşılık gelmez. Türk mahkemelerinin yetkisi iç hukuktaki yer kurallarına göre belirlenir.
Bu kurallara göre dava, davalının yerleşim yerinde, sözleşmenin ifa edildiği yerde veya haksız fiilin işlendiği yerde açılabilir. Tedavi bir hastanede yapıldıysa, hastanenin bulunduğu şehir hem sözleşmenin ifa yeri hem de fiilin işlendiği yerdir. Sağlık turizminde bu şehir, tedavinin yapıldığı İstanbul, Antalya veya İzmir gibi şehirdir.
Hekim ile hastane farklı şehirlerde bulunuyorsa, davanın hangi mahkemede birlikte görüleceği ayrıca değerlendirilir. Yetkisiz bir mahkemede açılan dava zaman kaybına yol açabileceği için şehir seçimi, arabuluculuk başvurusundan önce netleştirilmelidir.

Devlet hastanesinde malpraktis: idareye başvuru ve tam yargı davası
Devlet hastanesinde, eğitim ve araştırma hastanesinde veya kamu üniversite hastanesinde yapılan tedaviden doğan zarar için dava hekime değil, hastaneyi işleten idareye karşı açılır. Anayasa, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabileceğini öngörür.
Dava açmadan önce idareye yazılı başvuru zorunludur. Başvuru, eylemin öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde yapılır (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 13/1). İdare talebi reddederse veya 30 gün içinde cevap vermezse, idare mahkemesinde 60 günlük genel dava süresi içinde tam yargı davası açılır.
Özel hastanedeki tedavi ise adli yargının konusudur. Uyuşmazlık Mahkemesi, 7 Ekim 2024 tarihli kararında (E. 2024/45, K. 2024/385), özel hastane veya hekimleriyle hasta arasındaki ilişkiyi özel hukuk sözleşmesi olarak nitelendirdi. Bu nedenle tazminat davasında adli yargı görevlidir.
Danıştay 10. Dairesi de 2024 tarihli bir kararında, bir devlet hastanesindeki tıbbi müdahale nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasını idarenin hizmet kusuru iddiası üzerinden inceledi. İdare tazminatı ödedikten sonra, kişisel kusuru bulunan hekime rücu edebilir.
Malpraktis davasında zamanaşımı kaç yıldır?
Özel hastane veya doktora karşı malpraktis davasında zamanaşımı, vekâlet sözleşmesi nedeniyle kural olarak 5 yıldır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bu ilişkinin vekâlet sözleşmesi olduğu konusunda "duraksama yoktur" diyerek 5 yılı uygular.
Aynı olay haksız fiil de oluşturuyorsa Kanunun haksız fiil süresi ayrıca gündeme gelir. Kanuna göre tazminat istemi, zarar görenin "zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle" zamanaşımına uğrar (6098 sayılı Kanun m. 72).
Malpraktiste zamanaşımı ve başvuru süreleri (6098, 2577 ve 5237 sayılı Kanunlar; Kasım 2026'da kontrol edildi)
| Durum | Süre | Not |
|---|---|---|
| Özel hastane veya doktor, vekâlet sözleşmesi | 5 yıl | Tedavi amaçlı müdahalelerde kural |
| Haksız fiil | 2 yıl, her hâlde 10 yıl | 2 yıl öğrenmeden, 10 yıl fiil tarihinden |
| Fiil suç oluşturuyorsa | Ceza zamanaşımı | Taksirle yaralamada 8 yıl |
| Estetik amaçlı eser sözleşmesi | 5 yıl; ayıplı sonuçta teslimden 2 yıl | Ağır kusurla ayıplı sonuçta 20 yıl |
| Kamu hastanesi, idareye başvuru | 1 yıl, her hâlde 5 yıl | Ardından 60 gün içinde dava |
| Ceza şikâyeti | 6 ay | Fiilin ve failin öğrenilmesinden |
Haksız fiilde süre en çok 5 yıl değil, her hâlde 10 yıldır.
Yargıtay, ameliyat sonrası maluliyet davalarında zararın ne zaman öğrenildiğinin önem taşıdığını vurgular. Estetik işlemde ise ayıplı sonuç nedeniyle açılan dava, teslimden başlayarak 2 yıllık kısa süreye tabi olabilir. En kısa sürenin esas alınması hak kaybını önler.
Hekim hatası suç oluşturursa zamanaşımı uzar mı? Yargıtay 2024'te ne dedi?
Evet, hekimin eylemi suç oluşturuyorsa ve ceza zamanaşımı daha uzunsa tazminat davasında da o süre uygulanır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 15 Mayıs 2024 tarihli kararına (E. 2024/311, K. 2024/1697) konu olayda, ikiz bebekler 3 Ekim 2012'de erken doğumla özel bir hastanede dünyaya geldi.
Bebeklerin göz hastalığı riski nedeniyle yakın takibi gerekiyordu. Bilirkişi heyetine göre göz doktoru bebekleri en az 1 hafta sonra muayeneye çağırması gerekirken 6 hafta sonra kontrole çağırdı. Bebeklerden birinin görme yetisi kaybedildi ve ailenin hiçbir kusuru bulunmadığı tespit edildi.
Davalılar zamanaşımını ileri sürdü. Bölge adliye mahkemesi, eylemin taksirle yaralama suçu oluşturduğunu ve bu suçta ceza zamanaşımının 8 yıl olduğunu kabul etti. Ceza davası açılmış olması gerekmiyordu; eylemin suç niteliği taşıması yeterliydi. Yargıtay, hekimlerin ve hastanenin temyiz itirazlarını reddetti.
Malpraktis nasıl ispat edilir: onam formu, bilirkişi ve Adli Tıp
Malpraktis davası büyük ölçüde tıbbi kayıtlar ve bilirkişi raporlarıyla ispat edilir. Mahkeme, hekimin tıbbi kurallara uygun davranıp davranmadığını Adli Tıp Kurumundan veya üniversitelerin öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden aldığı raporla değerlendirir. Yargıtay, yeterli açıklama içermeyen rapora dayanan kararları bozmaktadır.
Aydınlatılmış onam formu hastanın anlamadığı dildeyse ne olur?
Aydınlatılmış onam, hastanın müdahalenin amacı, riskleri, komplikasyonları ve alternatifleri hakkında önceden bilgilendirilerek verdiği rızadır. Yargıtay'a göre yalnızca ameliyata rıza göstermek yeterli değildir; komplikasyonların da açıklanması gerekir. Aydınlatmanın yapıldığını ispat yükü hekim ya da hastanededir.
Yargıtay'ın kararlarında aktardığı hekimlik etiği kuralı da açıktır. Bu kurala göre aydınlatma, hastanın kültürel ve toplumsal durumuna uygun olmalıdır: "Bilgiler hasta tarafından anlaşılabilecek biçimde verilmelidir."
Bu nedenle hastanın anlamadığı bir dilde hazırlanmış ve çevrilmemiş bir formun imzalanmış olması, aydınlatmanın yapıldığını tek başına göstermeyebilir. Formun hangi dilde verildiği, tercüman bulunup bulunmadığı ve risklerin sözlü olarak anlatılıp anlatılmadığı dosyada önem taşır. Genel ifadelerle doldurulmuş, işleme özgü riskleri saymayan bir form da aynı tartışmaya konu olabilir.
Kendi ülkemdeki doktor raporu Türkiye'de delil olur mu?
Evet, yurt dışında alınan doktor raporu ve düzeltme ameliyatı kayıtları Türk mahkemesinde delil olarak sunulabilir. Ancak mahkeme bu belgeleri, kendi aldıracağı bilirkişi raporuyla birlikte değerlendirir; yabancı rapor tek başına kusuru ispat etmez.
Yabancı resmî belgeler kural olarak apostil şerhi veya konsolosluk onayıyla ve Türkçe tercümesiyle sunulur. Gerektiğinde mahkeme, hastanın Türkiye'de bir hastanede muayene edilmesini de isteyebilir.
Yurt dışındaki raporun değeri, Türkiye'deki ilk tedaviden sonra hangi tarihte ve hangi bulguya dayanarak düzenlendiğine bağlıdır. Ameliyattan kısa süre sonra alınan, fotoğraf ve görüntüleme sonuçlarıyla desteklenen rapor, zararın kaynağını ve öğrenilme tarihini göstermek bakımından daha güçlü bir delildir. Raporu düzenleyen doktorun uzmanlık alanı da bu değerlendirmede dikkate alınır.

Malpraktis davasında hangi tazminatlar istenir?
Malpraktis davasında hem maddi hem manevi tazminat istenebilir. Kanun bedensel zararları tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve ekonomik geleceğin sarsılması olarak sayar (6098 sayılı Kanun m. 54). Yabancı hasta için bu kalemler şunları kapsayabilir:
- düzeltme ameliyatı ve sonraki tedavi giderleri,
- tedavi için yapılan yol ve konaklama giderleri,
- iş göremezlik süresindeki kazanç kaybı,
- kalıcı iş gücü kaybı,
- bakıma muhtaçlık hâlinde bakıcı gideri,
- estetik işlemde, sonucun gerçekleşmemesine bağlı talepler.
Henüz yapılmamış bir düzeltme ameliyatının gideri de istenebilir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 2025 tarihli bir kararında, tedavi gideri isteminin ileride yapılacak estetik ameliyat ödemelerini de kapsadığını belirtti. Mahkeme bu giderin, hasta muayene edilerek serbest piyasa rayicine göre belirlenmesini istedi. Düzeltme tedavisi yurt dışında yapıldıysa giderin hangi ölçüyle hesaplanacağı somut dosyaya göre değerlendirilir.
Manevi tazminat, bedensel bütünlüğü zedelenen hastaya hâkimin takdir edeceği uygun bir miktar paradır. Ağır bedensel zararda hastanın yakınları da manevi tazminat isteyebilir.
Yurt dışından malpraktis davası: vekâletname, teminat ve harç
Yurt dışında yaşayan yabancı hasta, malpraktis davasını Türkiye'ye gelmeden bir avukata vereceği vekâletnameyle açabilir. Vekâletname Türk konsolosluğunda veya yabancı noterde düzenlenebilir. Yabancı noterde düzenlenen vekâletname kural olarak apostil şerhi veya konsolosluk onayıyla ve Türkçe tercümesiyle kullanılır.
Yabancı davacıdan teminat istenebilir. Kanuna göre Türk mahkemesinde dava açan yabancı gerçek kişiler, "yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır" (5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 48/1).
Mahkeme, davacının ülkesiyle Türkiye arasında karşılıklılık varsa onu teminattan muaf tutar. Yargıtay'a göre karşılıklılık, iki taraflı anlaşmalarla, 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi gibi çok taraflı sözleşmelerle veya fiilî uygulamayla sağlanabilir. Mahkeme teminat konusunu kendiliğinden inceler.
Tüketici mahkemesinde tüketicinin açtığı dava harçtan muaftır. Ancak harç muafiyeti teminattan ayrı bir kuraldır; tüketici davasında yabancı hastadan teminat istenip istenmeyeceği mahkemeye ve hastanın ülkesine göre değişebilir.
Türkiye'de yapılan tedaviden doğan haksız fiil ise, Kanunun haksız fiili işlendiği ülke hukukuna bağlaması nedeniyle kural olarak Türk hukukuna tabidir.
Malpraktis için ceza şikâyeti ve Sağlık Bakanlığına başvuru
Malpraktis taksirle yaralama suçu oluşturabilir ve bu suçta soruşturma kural olarak hastanın şikâyetine bağlıdır. Kanun şöyle der: "Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz." (5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 89/5)
Şikâyet, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren 6 ay içinde Cumhuriyet başsavcılığına yapılır. Kamu hastanesinde görevli hekim hakkında ceza kovuşturması ise, kanunla belirlenen istisnalar dışında, idari merciin iznine bağlıdır.
Sağlık Bakanlığının SABİM hattı (184) ve hastanelerin hasta hakları birimleri idari şikâyet kanallarıdır. Bu başvurular hekim veya hastane hakkında idari inceleme başlatabilir. Ancak idari şikâyet tazminat davasının yerine geçmez ve zamanaşımını durdurduğu varsayılmamalıdır.
Ceza ve idari şikâyet, tazminat davasıyla aynı anda yürüyebilir. Ceza dosyasında alınan bilirkişi raporu tazminat davasında delil olarak kullanılabilir. Ancak Kanuna göre hukuk hâkimi, ceza hâkiminin beraat kararıyla ve kusur değerlendirmesiyle bağlı değildir.
Malpraktis davasında hangi belgeler önem taşır?
Malpraktis davasında belirleyici olan belge sayısı değil, kusuru, zararı ve tarihleri gösteren belgedir. Kalıcı zarar iddiasında tıbbi kayıtlar, süre tartışmasında ise tarih gösteren yazışmalar öne çıkar.
- Tedaviye ilişkin: hasta dosyası, epikriz, ameliyat notu, onam formları, reçeteler, görüntüleme sonuçları.
- Sözleşme ve ödemeye ilişkin: tedavi paketi teklifi, sözleşme, faturalar, banka veya kart dekontları, ajans yazışmaları.
- Zarara ilişkin: sonraki doktor raporları, düzeltme tedavisi kayıtları ve faturaları, fotoğraflar, iş göremezlik belgeleri.
- Tarihlere ilişkin: klinikle yazışmalar, şikâyet kayıtları, yol ve konaklama belgeleri.
Bu belgelerin hepsi her dosyada gerekmez. Zararın ameliyattan aylar sonra ortaya çıktığı bir dosyada, zararın ilk fark edildiği tarihi gösteren doktor raporu süre hesabı için belirleyici olabilir. Estetik bir işlemde ise işlem öncesi ve sonrası fotoğraflar ile klinikle yapılan yazışmalar, vaat edilen sonucu gösterdiği için ayrıca önem taşır.
Sonuç: Malpraktiste yolu hastanenin türü, hakkı süre belirler
Türkiye'de malpraktis davasının yolu, tedavinin yapıldığı kurumun türüne bağlıdır. Özel hastane ve doktor için arabuluculuk ve tüketici mahkemesi, kamu hastanesi için idareye başvuru ve idare mahkemesi görevlidir. Yanlış yolda açılan dava, hasta için ciddi zaman kaybı demektir.
Süreler ise hakkın kendisini belirler. Vekâlette 5 yıl, haksız fiilde 2 ve 10 yıl, kamu hastanesinde 1 yıllık başvuru süresi birbirinden farklı tarihlerden başlar. Estetik işlemlerde 2 yıllık kısa süre de gündeme gelebilir. Hekimin eylemi suç oluşturuyorsa daha uzun ceza zamanaşımı uygulanabilir; ancak bu ihtimal, kısa sürenin geçmesini beklemek için bir gerekçe değildir.
Yabancı hasta için bu kurallara vekâletname, teminat, belge tercümesi ve yurt dışındaki tedavi kayıtları eklenir. Bu nedenle tedavi kayıtları ve tarihler, yol seçilmeden önce bir arada incelenmelidir.
Malpraktis dosyalarında Legal Istanbul nasıl yardımcı olabilir?
Legal Istanbul, Türkiye'de tedavi gören yabancı hastaların malpraktis dosyalarında hasta dosyasını, onam formlarını, tedavi sözleşmesini ve sonraki doktor raporlarını inceler. Bu inceleme, davanın tüketici mahkemesinde mi idare mahkemesinde mi açılacağını ve hangi sürenin işlediğini gösterir.
Büro; zorunlu arabuluculuk sürecini, kamu hastanesi için idareye başvuruyu ve tazminat davasını yürütür. Bilirkişi ve Adli Tıp raporlarına karşı beyanları hazırlar; teminat ve yabancı belgelerin kullanımı gibi yabancı hastaya özgü konuları dosyanın başında değerlendirir. Tedavi kayıtları ve sonraki doktor raporları elinizdeyse, dosyanın değerlendirilmesi için Legal Istanbul'a ulaşabilirsiniz.
Malpraktis dosyanızı Legal Istanbul ekibinden bir avukat ile görüşün.
Tedavi kayıtları, epikriz, onam formu, faturalar ve sonradan alınan doktor raporları ilk değerlendirmeye yardımcı olur. Tedavinin tarihini, hastanenin özel mi devlet hastanesi mi olduğunu ve zararı ne zaman öğrendiğinizi ilk mesajınızda belirtin.
Malpraktis: hukuki dayanaklar ve resmî kaynaklar
- Mevzuat Bilgi Sistemi6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — bedensel zarar ve manevi tazminat, haksız fiil ve sözleşme zamanaşımı, vekilin özen borcu, eser sözleşmesinde ayıp zamanaşımı (m. 54, 56, 72, 74, 147, 478, 506); Kasım 2026 itibarıyla
- Mevzuat Bilgi Sistemi6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — tüketici hakem heyeti eşiği, tüketici mahkemesi, harç muafiyeti ve dava şartı arabuluculuk (m. 68, 73, 73/A)
- Mevzuat Bilgi Sistemi2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu — dava açma süresi ve idareye başvuru (m. 7, 13)
- Mevzuat Bilgi Sistemi5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun — haksız fiilde uygulanacak hukuk, milletlerarası yetki ve teminat (m. 34, 40, 48)
- Mevzuat Bilgi Sistemi5237 sayılı Türk Ceza Kanunu — taksirle yaralama, dava zamanaşımı ve şikâyet süresi (m. 66, 73, 89)
- Mevzuat Bilgi Sistemi1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun — hekimlerin zorunlu mesleki mali sorumluluk sigortası (ek m. 12)
- Mevzuat Bilgi Sistemi6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu — ticari dava, arabuluculuk ve sigortacıya doğrudan dava (m. 4, 5/A, 1478)
- Mevzuat Bilgi SistemiTürkiye Cumhuriyeti Anayasası — kamu görevlilerinin kusurundan doğan davaların idareye karşı açılması ve soruşturma izni (m. 129)
Sık Sorulan Sorular
Türkiye'de malpraktis davası için Türkiye'ye gelmem gerekir mi?
Hayır, yurt dışında yaşayan hasta malpraktis davasını Türkiye'ye gelmeden bir avukata vereceği vekâletnameyle açabilir. Arabuluculuk ve dava süreci avukat aracılığıyla yürütülebilir. Ancak mahkeme bilirkişi incelemesi için hastanın muayenesini isterse Türkiye'ye gelmek gerekebilir. Bu nedenle Türkiye'ye en az 1 kez gelme ihtimali, seyahat planında baştan dikkate alınmalıdır.
Ülkeme döndükten sonra Türkiye'deki saç ekimi kliniğine dava açabilir miyim?
Evet, ülkenize döndükten sonra da Türkiye'deki kliniğe dava açabilirsiniz; önce arabulucuya başvurulur. Dava kural olarak kliniğin bulunduğu şehirdeki tüketici mahkemesinde görülür. Saç ekimi tedavi amacı taşımıyorsa eser sözleşmesi sayılabilir. Bu durumda ayıplı sonuç için 2 yıllık kısa süre gündeme gelebileceğinden dönüşten sonra beklememek gerekir.
Devlet hastanesinde tedavi gören yabancı, doktoru doğrudan dava edebilir mi?
Hayır, devlet hastanesinde görev yapan doktora doğrudan tazminat davası açılamaz; dava hastaneyi işleten idareye karşı açılır. Önce öğrenmeden itibaren 1 yıl içinde idareye yazılı başvuru yapılır, sonra idare mahkemesinde dava açılır. İdare tazminatı öderse, kişisel kusuru bulunan doktora sonradan rücu edebilir.
Türkiye'deki doktorlar malpraktis için sigortalı mı?
Evet, Türkiye'de hekimlerin tıbbi kötü uygulama nedeniyle doğabilecek zararlara karşı zorunlu mali sorumluluk sigortası vardır. Özel hastanede çalışan hekimin sigortasını hastane yaptırır ve primin yarısını öder. Zarar gören hasta, zararının sigorta bedeline kadar olan kısmını doğrudan sigortacıdan da isteyebilir; bu talepte de önce arabulucuya başvurulur.
Onam formunu imzaladıysam yine de malpraktis davası açabilir miyim?
Evet, onam formunu imzalamak malpraktis davası açma hakkını ortadan kaldırmaz. Onam, yalnızca aydınlatılan riskler için rıza gösterildiğini kanıtlayabilir; kusurlu bir müdahaleyi hukuka uygun hâle getirmez. Formun genel ifadeler taşıması veya anlamadığınız bir dilde olması, aydınlatmanın yeterliliğini ayrıca tartışmalı hâle getirir.
Malpraktis için Türkiye'de ceza şikâyeti süresi ne kadardır?
Taksirle yaralama suçunda şikâyet süresi, fiili ve failin kim olduğunu öğrenmeden itibaren 6 aydır. Bu süre geçerse soruşturma yapılamaz; ancak bilinçli taksir gibi bazı hâllerde şikâyet aranmaz. Ceza şikâyeti tazminat davasının yerine geçmez; tazminat için ayrıca arabuluculuk ve dava yoluna gidilmesi gerekir.
Malpraktis davası açmak için harç ödenir mi?
Hayır, tüketici mahkemesinde tüketicinin açtığı malpraktis davası harçtan muaftır. Arabuluculukta anlaşma sağlanamazsa tüketicinin arabuluculuk ücretini de 2 saatlik tutarla sınırlı olarak Adalet Bakanlığı karşılar. Bilirkişi ve tercüme gibi diğer giderler ile yabancı davacıdan istenebilecek teminat ise bu muafiyetin dışındadır. Kamu hastanesine karşı idare mahkemesinde açılan davada ise bu muafiyet uygulanmaz.
Tüketici hakem heyetine malpraktis için başvurabilir miyim?
Evet, ancak yalnızca değeri yasal eşiğin altındaki uyuşmazlıklarda başvurulabilir. Bu eşik 2022'de 30.000 TL olarak belirlenmiştir ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılır; güncel tutar başvuru yılına göre kontrol edilmelidir. Eşiğin üzerindeki malpraktis talepleri için hakem heyetine başvurulamaz; önce arabulucuya, sonra tüketici mahkemesine gidilir.
Adli Tıp raporuna itiraz edilebilir mi?
Evet, Adli Tıp Kurumu veya bilirkişi heyeti raporuna taraflar itiraz edebilir ve eksik noktalar için ek rapor ya da yeni bilirkişi incelemesi isteyebilir. İtiraz, raporun tebliğinden itibaren 2 hafta içinde yapılır. Yargıtay, yeterli açıklama içermeyen bir rapora dayanılarak verilen kararları bozmaktadır.
Düzeltme ameliyatını kendi ülkemde yaptırırsam masrafını isteyebilir miyim?
Evet, malpraktis nedeniyle gereken düzeltme ameliyatının gideri tedavi gideri olarak istenebilir. Henüz yapılmamış bir ameliyatın gideri de istenebilir; mahkeme tutarı bilirkişiyle belirler. Yurt dışında yapılan tedavide giderin hangi ölçüyle hesaplanacağı dosyaya göre değişir. Faturalar, tıbbi rapor ve tercümeler bu yüzden en az dava sonuçlanana kadar saklanmalıdır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosya, kendi karar ve kayıtları üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.

