Yabancılara konut satışında KDV istisnası, Türkiye'de yerleşmiş olmayan alıcıya yapılan ilk konut veya iş yeri satışında uygulanır. Bunun için satış bedelinin dövizle Türkiye'ye getirilmesi de gerekir. Şartlar sağlandığında müteahhit faturaya katma değer vergisi (KDV) eklemez. Ancak istisna her yabancı pasaport sahibine tanınmış genel bir indirim değildir; alıcının durumu, taşınmazın niteliği ve paranın geliş biçimi birlikte değerlendirilir.
İstisnanın dayanağı 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'dur. Kanun istisnayı, binaların "ilk tesliminde uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye'ye getirilmek kaydıyla" tanır. Ekim 2026 itibarıyla kural yürürlüktedir. İstisnayla alınan taşınmaz üç yıl içinde elden çıkarılırsa, alınmayan KDV tecil faiziyle birlikte ödenir. Bu yazı yalnızca taşınmaz alımındaki istisnayı ele alır; serbest bölge veya yatırım teşvik belgesine bağlı KDV istisnaları farklı kurallara tabidir.
Uygulamada sonucu çoğu zaman tarihler belirler: belgenin, ödemenin, faturanın ve teslimin hangi gün gerçekleştiği. Bu nedenle istisna, satış vaadi sözleşmesi imzalanmadan ve ilk ödeme gönderilmeden önce değerlendirilmelidir.
1.Yabancılara konut satışında KDV istisnasının şartları nelerdir?
Yabancılara konut satışında KDV istisnası, KDV Kanunu'nun 13/i bendi ve KDV Genel Uygulama Tebliği'ndeki şartlara bağlıdır. Kanuna göre alıcı Türkiye'de yerleşmiş olmamalı, taşınmaz konut veya iş yeri olarak inşa edilmiş olmalı ve inşa eden tarafından ilk kez satılmalıdır. Bedel de dövizle Türkiye'ye getirilmelidir. Tebliğ ise bedelin en az yüzde 50'sinin faturadan önce, kalanının en geç bir yıl içinde getirilmesini ister. Tebliğ ayrıca yerleşik olmama belgesinin ispat için teslimden önce satıcıya verilmesini öngörür.
Bu şartlar sağlandığında satış KDV'den istisna olur. Buna ek olarak alıcının taşınmazı teslimden itibaren üç yıl elde tutması beklenir. Bu süre içinde elden çıkarma istisnayı ortadan kaldırmaz; ama alınmayan verginin faiziyle birlikte ödenmesini gerektirir.
2.KDV istisnası hangi alıcılara uygulanır?
KDV istisnası; Türkiye'de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu kişilere, yurt dışında yaşayan bazı Türk vatandaşlarına ve Türkiye dışında kurulmuş bazı şirketlere uygulanır. Yabancı, Türkiye Cumhuriyeti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişidir. Türk vatandaşlığından izinle çıkmış mavi kart sahipleri de Türkiye'de yerleşik değilse bu gruba dahildir.
Şirketler için kanun iki şartı birlikte arar. Şirketin kanuni ve iş merkezi Türkiye'de olmamalıdır. Şirket ayrıca Türkiye'de bir iş yeri ya da daimi temsilci aracılığıyla kazanç elde etmemelidir. Türkiye'de kurulmuş bir şirket ise ortaklarının tamamı yabancı olsa bile kanuni merkezi Türkiye'de olduğu için istisnadan yararlanamaz.
3.Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları istisnadan nasıl yararlanır?
Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşı, çalışma veya oturma izni alarak altı aydan fazla yurt dışında yaşıyorsa bu istisnadan yararlanabilir. Tebliğe göre izin teslim tarihinde geçerli olmalı ve teslimden en az altı ay önce alınmış olmalıdır. Kişinin izni aldığı tarihten teslime kadar en az altı ay yurt dışında bulunması da gerekir.
Satıcı bu durumu teslimden önce belgelemek zorundadır. Bunun için alıcıdan oturma veya çalışma izni, altı aydan fazla yurt dışında bulunduğunu gösteren kayıtlar ve Türk elçiliği ya da konsolosluğundan bir belge istenir. Konsolosluk belgesi, kişinin kapsam dışındaki gruptan olmadığını gösterir.
Kapsam dışındaki grup kanunda açıkça sayılmıştır. Resmî daire ve kurumlara ya da merkezi Türkiye'de bulunan kuruluşlara bağlı olup bunların işleri nedeniyle yurt dışında oturan Türk vatandaşları istisnadan yararlanamaz. Bu nedenle bir Türk şirketi tarafından şirketin işleri için yurt dışına gönderilmiş bir çalışan da istisnadan yararlanamaz. Türk vatandaşlığı da olan çifte vatandaşlar ise yabancı sayılmaz; onlar bu bölümdeki şartlara göre değerlendirilir.
4.Türkiye'de yerleşmiş olmamak ne anlama gelir?
Türkiye'de yerleşmiş olmamak, yabancının ikametgâhının Türkiye'de bulunmaması ve bir takvim yılı içinde Türkiye'de devamlı olarak altı aydan fazla oturmamasıdır. Bu tanım, Gelir Vergisi Kanunu'ndaki yerleşme ölçütünden gelir. Geçici olarak Türkiye'den ayrılmak, oturma süresini kesmez.
Bu ölçüt, sık rastlanan bir yanlışı da düzeltir. Bazı kaynaklar "satıştan önceki altı ay" gibi kayan bir süreden söz eder. Oysa kanundaki ölçü takvim yılıdır ve ikametgâh ayrıca dikkate alınır. Buna karşılık iş, eğitim, tedavi, dinlenme veya seyahat amacıyla belli ve geçici bir süre için gelen yabancılar, altı aydan fazla kalsalar bile yerleşmiş sayılmaz.
Yerleşik olup olmama, satış vaadinin imzalandığı gün değil, teslim tarihi itibarıyla değerlendirilir. Bu nedenle alıcının giriş-çıkış kayıtları, sözleşmeden önce gözden geçirilmesi gereken ilk belgelerdendir. Yılın büyük kısmını Türkiye'de geçiren bir alıcı için istisnaya güvenerek fiyat kararlaştırmak, sonradan ciddi bir maliyet farkı doğurabilir.
5.İkamet izniyle Türkiye'de yaşayan yabancı istisnadan yararlanabilir mi?
Türkiye'de ikamet izniyle yaşayan ve ikametgâhı Türkiye'de olan yabancı, kural olarak bu istisnadan yararlanamaz. İstisnanın amacı, yurt dışında yaşayanların Türkiye'ye döviz getirerek taşınmaz almasını teşvik etmektir. İkametgâhı Türkiye'de olan yabancı yerleşmiş sayılır. Geçici görev, öğrenim veya tedavi istisnaları ise yalnızca altı aylık kalış ölçütüne karşı koruma sağlar.
Adres kaydı bu değerlendirmede ağırlık taşır. Gelir İdaresi 2023 tarihli bir özelgesinde, adres kaydı İstanbul'da olan bir yabancıyı, Türkiye'de kaldığı süreye bakmadan yerleşmiş kabul etmiştir. İkamet izni sahiplerinin çoğunun adres kaydı bulunduğu düşünüldüğünde, ikamet izni olan bir alıcının istisnaya güvenmeden önce durumunu ayrıca incelemesi gerekir.
Anayasa Mahkemesi de 2018 tarihli bir kararında, Türkiye'de yerleşik olanlar ile olmayanlar arasındaki bu ayrımı eşitlik ilkesine aykırı bulmamıştır. Mahkemeye göre bu iki grubun hukuki durumu aynı değildir ve farklı kurallara tabi tutulmaları mümkündür.
6.Hangi taşınmazlar KDV istisnası kapsamındadır?
KDV istisnası, yapı ruhsatında konut veya iş yeri olarak tanımlanmış binalara uygulanır. Daire, dükkân, ofis, büro, rezidans, apart daire ve devre mülk bu kapsamdadır. Arsa satışı ve yapı ruhsatı bulunmayan yapılar istisnaya girmez.
Taşınmazın istisnaya konu olabilmesi için iki şart daha vardır. Bina, alıcının kullanımına hazır hâlde fiilen teslim edilmelidir. Kat irtifakı kurulabilen yapılarda ise kat irtifakının kurulmuş olması gerekir. Kat mülkiyeti kurulmuş birimlerde fiilî teslimin ayrıca belgelenmesi aranmaz.
Taşınmazın niteliği kural olarak yapı ruhsatına ve tapu kaydına göre belirlenir. Bu yüzden tapu ve ruhsattaki nitelik, satış vaadinden önce kontrol edilmelidir. Tanıtım metninde "rezidans" olarak sunulan bir birimin ruhsatta hangi nitelikle geçtiği, istisnanın ve uygulanacak KDV oranının belirlenmesinde önem taşıyabilir.
7.İkinci el konut alımında KDV istisnası uygulanır mı?
İkinci el konut alımında bu istisna uygulanmaz; istisna yalnızca konutu veya iş yerini inşa eden mükellefin yaptığı ilk teslimde geçerlidir. Müteahhitten satın alınıp başka birine satılan daire, ne kadar yeni olursa olsun ilk teslim sayılmaz. Bireyler arasındaki ikinci el satışlarda ise çoğu zaman KDV zaten doğmaz; bu nedenle istisna sorusu hiç ortaya çıkmaz.
İlk teslim kavramı, binanın yaşından çok satıcının kim olduğuyla ilgilidir. Gelir İdaresi'nin özelgelerine göre müteahhidin bir süre kiraya verdiği ve sonra yabancıya sattığı bina, bu satışı ilk teslim olarak kabul edilebilir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle yapılan projelerde de müteahhidin kendi payına düşen bölümü yabancıya satması istisnaya konu olabilir.
Arsa sahibine düşen dairenin arsa sahibi tarafından satılması ilk teslim sayılmaz. Bu ayrım, kat karşılığı projelerde fiyat konuşulurken mutlaka sorulmalıdır. Aynı projedeki iki benzer dairenin biri istisnaya girerken diğeri girmeyebilir.
8.Proje aşamasında alınan konutta istisna nasıl işler?
Proje aşamasında alınan konutta istisna, satış sözleşmesinin imzalandığı gün değil, konutun teslim edildiği gün değerlendirilir. Gelir İdaresi'ne göre teslim tarihi, tapuda alıcı adına kat mülkiyetinin kurulduğu tarih veya bundan önce konutun kullanıma hazır olarak fiilen teslim edildiği tarihtir. Alıcının kişisel şartları bu tarih itibarıyla sağlanmış olmalıdır.
Bu durum, inşaatı birkaç yıl süren projelerde önemli bir risk yaratır. Sözleşme yapıldığında yurt dışında yaşayan alıcı, teslim günü Türkiye'ye taşınmış olabilir. Bu durumda alıcı, istisnanın kişisel şartını teslim tarihinde artık sağlamayabilir.
Teslimi geciken projelerde bu yüzden satış vaadi sözleşmesi ayrıca önem taşır. Sözleşme, istisnanın teslim günü sağlanamaması hâlinde KDV'yi kimin üstleneceğini açıkça düzenlemelidir.
9.Bedelin dövizle Türkiye'ye getirilmesi şartı ne anlama gelir?
Bedelin dövizle Türkiye'ye getirilmesi, satış bedelinin yurt dışından döviz olarak gelmesi ve bunun banka veya gümrük kaydıyla ispatlanmasıdır. Tebliğ temel kuralı açıkça koyar: "Yurt dışında bulunan dövizin, Türkiye'deki bir bankaya transfer edilmek suretiyle getirilmesi esastır." Transfer, banka dekontuyla belgelenir.
Döviz başka yollarla da gelebilir. Yurt dışındaki bir bankanın kartıyla yapılan ödemede, Türkiye'deki bankadan alınan dekont veya yazı aranır. Alıcı dövizi fiziken getirirse, gümrük idaresinden alınan belge kullanılır. Bu durumda bedelin satıcıya banka aracılığıyla ödenmesi ve dekontla belgelenmesi gerekir.
Dövizin Türkiye'ye getirilmesi, satıcıya döviz olarak ödenmesini zorunlu kılmaz. Yurt dışından döviz olarak gelen bedel satıcıya Türk lirası olarak da ödenebilir. Ancak Türkiye'de zaten bulunan bir Türk lirası birikimiyle yapılan ödeme, istisna için döviz getirme sayılmaz.
10.Bedelin yarısı neden faturadan önce ödenmelidir?
KDV istisnası için satış bedelinin en az yüzde 50'si, satış faturası düzenlenmeden önce döviz olarak Türkiye'ye getirilip satıcıya ödenmelidir. Kalan kısmın da en geç bir yıl içinde alıcı tarafından döviz olarak getirilip ödenmesi gerekir. Bu takvim kanunda değil tebliğde yer alır; ancak vergi idaresi uygulamada bu takvimi esas alır.
Fatura tarihi taraflarca serbestçe seçilemez. Vergi Usul Kanunu'na göre fatura, malın tesliminden itibaren en geç yedi gün içinde düzenlenir. Fatura teslimden önce de kesilebilir; bu durumda vergiyi doğuran olay fatura tarihinde gerçekleşir. Hukuki sınır fatura tarihidir; ancak fatura teslime yakın düzenlendiği için yüzde 50 eşiğinin teslimden önce aşılması en güvenli yoldur.
Bu kural vadeli satışlara imkân tanır, ama ödeme planını sınırlar. Peşinatın düşük tutulduğu ve teslimin erken gerçekleştiği bir planda yüzde 50 eşiği zamanında aşılmamış olabilir. Ödeme planı, teslim ve fatura tarihi birlikte düşünülerek kurulmalıdır. Aksi hâlde istisna, alıcı diğer bütün şartları sağlasa bile tehlikeye girer.
11.Bedeli bir yakın gönderirse veya kredi kullanılırsa istisna korunur mu?
Bedeli alıcı dışında bir kişi gönderdiğinde istisna, transferin bu satışa ait olduğu belgelenirse korunabilir; bedelin bir kısmı Türkiye'de çekilen konut kredisiyle ödenirse ise istisna kaybedilebilir. Üçüncü kişi ödemesinde banka dekontunda alıcının ve konutun bilgileri yer almalıdır: proje adı, adres ve bağımsız bölüm numarası. Bu bilgiler dekontta yoksa, parayı gönderen kişi satıcıya aynı bilgileri içeren bir muvafakatname vermelidir.
Gelir İdaresi, dövizin önce yurt dışından alıcının bir yakınına gönderildiği ve oradan satıcıya Türk lirası olarak aktarıldığı bir durumda da istisnayı mümkün görmüştür. Burada şart, transferlerin zincir hâlinde belgelenmesi ve paranın bu konutun bedeli olduğunun gösterilmesidir. Yurt dışından toplu olarak gelen bir transferin farklı alıcılara ait olduğunun ispatı da aynı yaklaşımla değerlendirilir.
Kredi konusunda Gelir İdaresi'nin görüşü açıktır. Türkiye'deki bir bankadan çekilen konut kredisi, bedelin yurt dışından döviz olarak getirilmesi anlamına gelmez. Gelir İdaresi, bedelin bir kısmının bu tür bir krediyle ödendiği bir durumda konutun teslimini bütünüyle istisna dışında saymıştır.
12.Yerleşik olmadığını gösteren belge ne zaman alınmalıdır?
Yabancı alıcının Türkiye'de yerleşmiş olmadığını gösteren belge, taşınmaz teslim edilmeden önce alınıp satıcıya verilmelidir. Bu belge, konutun veya iş yerinin bulunduğu yerdeki vergi dairesinden alınır. Satıcı ayrıca alıcının pasaport fotokopisini teslimden önce almalıdır.
Yabancı şirketler de durumlarını teslimden önce belgelemelidir. Bunun için kendi ülkelerinin resmî makamlarından alınan, şirketin kuruluşunu ve faaliyetini gösteren belge kullanılır. Türkiye'deki vergi dairesinden alınan ve şirketin Türkiye'de merkezi veya kazancı bulunmadığını gösteren belge de istenir.
Belgenin zamanı, ödeme ve tapu takvimi kadar dikkat gerektirir; ancak kolayca gözden kaçabilir. Teslim bu belgeden önce gerçekleşirse, satıcı faturaya KDV ekleyebilir. Alıcı da bu vergiyi geri almak için ayrı ve belirsiz bir süreçle uğraşmak zorunda kalabilir.
13.Belge teslimden sonra alındıysa KDV geri alınabilir mi?
Danıştay bir kararında, belge teslimden sonra sunulsa bile alıcının kanuni şartları teslim tarihinde fiilen sağladığını ispatlaması hâlinde KDV'nin geri istenebileceğini kabul etmiştir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, 19 Mart 2025 tarihli kararında (E. 2023/624, K. 2025/114) bu sonuca ulaşan Daire kararını onamıştır. Ancak karar oyçokluğuyla verilmiştir ve bu yol yerleşik bir uygulama sayılmaz.
Olayda iki yabancı, İstanbul Başakşehir'de yeni inşa edilmiş bir iş yerini paylı olarak satın almıştı. İş yeri Aralık 2018'de teslim edildi; satıcı faturaya KDV ekledi. Alıcılar yerleşik olmadıklarını gösteren belgeyi Mart 2019'da satıcıya sundu ve KDV'nin iadesini istedi. Vergi idaresi, belge teslimden sonra düzenlendiği için talebi reddetti. Alıcılar, tescilden önce Türkiye'de yalnızca 9 ve 14 gün kaldıklarını ileri sürüyordu.
Danıştay, belgenin teslimden önce aranmasını öngören tebliğ hükmünü hukuka uygun buldu. Ancak alıcıların ilk teslim, döviz getirme ve yerleşik olmama şartlarını belgelerle ispatladığını kabul etti ve iade talebinin reddini iptal etti. Karşı görüşler ise alıcının dava açma ehliyetini ve düzeltme-şikâyet yolunun bu uyuşmazlıkta kullanılabilirliğini tartışmalı buldu.
Geç alınan belge istisnayı kendiliğinden düşürmez, ama ispat yükünü ağırlaştırır. Bu nedenle belge, mümkün olan her dosyada teslimden önce alınmalıdır.
14.İstisnanın şartları sağlanmazsa vergiyi kim öder?
Şartlar sağlanmadığı hâlde istisna uygulanırsa, tahsil edilmeyen KDV'den, vergi ziyaı cezasından ve gecikme faizinden satıcı ile alıcı birlikte sorumludur. Kanun bu sorumluluğu müteselsil sorumluluk olarak düzenler. Bu, vergi idaresinin tutarın tamamını taraflardan herhangi birinden isteyebileceği anlamına gelir.
Aşağıdaki tablo, istisnanın temel şartlarını ve bir şartın eksik kalmasının olası sonucunu özetler.
| Şart | Ne zaman bakılır | Eksik kalırsa |
|---|---|---|
| Alıcının yerleşik olmaması | Teslim tarihinde | İstisna uygulanmaz veya geri alınır |
| İlk teslim | Satıcının kimliğine göre | İstisna doğmaz |
| Bedelin yüzde 50'sinin dövizle gelmesi | Fatura tarihinden önce | Vergi, ceza ve faiz aranabilir |
| Kalan bedelin dövizle gelmesi | En geç bir yıl içinde | Vergi, ceza ve faiz aranabilir |
| Yerleşik olmama belgesi | Teslimden önce | İade için ayrı ispat gerekir |
| Taşınmazın elde tutulması | Teslimden itibaren üç yıl | KDV ve tecil faizi ödenir |
Bu tablo yalnızca istisnanın genel çerçevesini gösterir.
15.Satıcı KDV istisnasını nasıl beyan eder?
Satıcı, istisnalı satışı KDV beyannamesinde tam istisna kapsamındaki işlemler arasında, "Konut veya İş Yeri Teslimleri" satırında beyan eder. Satışa ilişkin bilgiler beyannamenin ekindeki bir formla da bildirilir. Bu satış nedeniyle satıcının yüklendiği KDV, şartlar sağlanırsa satıcıya iade edilebilir.
Bu iade, alıcıyı da dolaylı olarak ilgilendirir. Tebliğe göre iade için dövizin tamamının getirildiğini ve satıcıya ödendiğini gösteren belgeler aranır. Satıcı, alıcının belgeleri eksik kalırsa hem vergiyi kaybetme hem de müteselsil sorumluluk riskiyle karşılaşır.
Bu nedenle müteahhitler istisna konusunda temkinli davranabilir. Bazı satış vaadi sözleşmelerinde KDV'nin önce alınıp şartlar gerçekleşince iade edileceği öngörülür. Böyle bir düzenleme, iadenin hangi koşulda ve ne zaman yapılacağını açıkça göstermelidir.
16.KDV istisnalı konut üç yıl içinde elden çıkarılırsa ne olur?
İstisnayla alınan konut veya iş yeri üç yıl içinde satılırsa ya da başka biçimde elden çıkarılırsa, alınmayan KDV tecil faiziyle birlikte ödenir. Bu ödemeyi taşınmazı elden çıkaran kişi, yani istisnadan yararlanmış olan alıcı yapar. Ödeme, yeni devrin tapu işleminden önce tamamlanmalıdır.
Kanun bu süreyi teslimle bağlantılı olarak düzenler. Kat mülkiyeti kurulmuş birimlerde teslim genellikle tapudaki devir tarihine denk gelir. Kullanıma hazır hâlde daha önce fiilen teslim edilen birimlerde ise fiilî teslim tarihi önem kazanabilir. Bu fark, üç yılın dolduğu günün hesabında dikkate alınmalıdır.
Bu süre 1 Mayıs 2022'ye kadar bir yıldı. 7394 sayılı Kanunla süre üç yıla çıkarıldı ve değişiklik o tarihte yürürlüğe girdi. Bu tarihten önceki teslimler için açık bir geçiş hükmü bulunmadığından, eski bir alımda sürenin hesabı ayrıca değerlendirilmelidir. Ekim 2026 itibarıyla bazı yabancı dildeki kaynaklar hâlâ bir yıllık kuraldan söz ediyor; bu bilgi artık güncel değildir.
İstisnalı satış tapu kütüğüne şerh edildiği için, üç yıl dolmadan yapılmak istenen bir devirde tapu müdürlüğünde ödemenin aranması beklenir. Vatandaşlık amacıyla alınan taşınmazlardaki üç yıllık satmama taahhüdü ise ayrı bir kuraldan doğar.
17.Müteahhit KDV'yi iade etmezse alıcı ne yapabilir?
Müteahhit KDV'yi tahsil ettiği hâlde istisna şartları oluşmuşsa, alıcı bu tutarı müteahhitten adli yargıda talep edebilir. KDV'nin vergi idaresine karşı yükümlüsü satıcıdır. Bu nedenle alıcının ödediği vergiyi geri alması, çoğu zaman satıcıyla arasındaki sözleşmeye dayanır. Danıştay kararında görüldüğü gibi vergi idaresine düzeltme ve şikâyet başvurusu da bir yol olabilir; ancak bu yolun kullanılabilirliği tartışmalıdır.
İstanbul'daki bir asliye ticaret mahkemesi, Şubat 2025 tarihli kararında böyle bir uyuşmazlığı inceledi. Rus vatandaşı bir alıcı, KDV dahil bedeli 2022'de yurt dışından göndermiş ve fatura düzenlenmeden önce vergi dairesinden istisna yazısı almıştı. Müteahhit faturayı KDV'siz kesti, ancak sözleşmede ayrıca gösterilen KDV tutarını iade etmedi. Mahkeme, bilirkişi raporunu esas alarak istisna şartlarının oluştuğunu kabul etti ve tutarın iadesine hükmetti. Kararın kesinleşip kesinleşmediği bilinmemektedir.
Bu tür uyuşmazlıklarda belirleyici olan, sözleşmede KDV'nin nasıl gösterildiğidir. Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre sözleşmede ayrıca belirtilmemişse KDV'nin bedele dahil olduğu kabul edilir. Sözleşmede KDV ayrı bir kalem olarak ve istisnaya bağlı biçimde yazılmışsa, iade talebinin dayanağı belirgin biçimde güçlenir. Satış vaadi sözleşmesi ve fatura elinizdeyse, KDV'nin iadesi için hangi yolun izlenebileceğinin değerlendirilmesi amacıyla Legal Istanbul'a ulaşabilirsiniz.
18.KDV istisnası vatandaşlık başvurusunu nasıl etkiler?
KDV istisnası ve taşınmaz edinimi yoluyla vatandaşlık iki ayrı düzenlemedir; biri diğerini kendiliğinden sağlamaz. Vatandaşlık amacıyla alınan bir konut, istisna şartlarını da taşıyorsa KDV'siz satılabilir. İstisna ise vatandaşlık başvurusunun uygunluğu hakkında tek başına bir şey söylemez.
İki süreç, ödemenin belgelenmesinde birleşir. Vatandaşlık başvurularında döviz alım belgesi ve banka dekontu belirleyici rol oynar. Yukarıda anılan asliye ticaret dosyasında müteahhit, bedelin KDV ile birlikte tek bir transferle gönderildiğini ve döviz alım belgesinin bölünemediğini savundu. Mahkeme bilirkişi raporunu esas alarak alıcı lehine karar verdi; yine de bu tartışma, iki sürecin aynı ödeme belgesine dayandığını gösteriyor.
Zamanlama burada da önemlidir. Proje aşamasında satış vaadiyle vatandaşlık başvurusu yapılırsa, vatandaşlık konut teslim edilmeden önce kazanılabilir. Bu durumda alıcı teslim günü artık yabancı sayılmaz ve istisna tartışmalı hâle gelir. Yurt dışında yaşamaya devam ediyorsa, durumu Türk vatandaşlarına ilişkin şartlara göre incelenebilir. İki sürecin takvimi bu nedenle aynı dosyada birlikte planlanmalıdır.
19.Sonuç: istisnada belirleyici olan zamanlamadır
Yabancılara konut satışında KDV istisnası, şartları açık olan bir kanuni haktır; ancak her şart belirli bir tarihe bağlıdır. Alıcının durumu teslim tarihine, ödemenin yarısı fatura tarihine ve kalan ödeme bir yıllık süreye bağlıdır. Üç yıllık süre ise elden çıkarmanın KDV doğurup doğurmayacağını belirler.
Aynı istisna bu nedenle iki benzer dosyada farklı sonuç verebilir. Birinde alıcı KDV ödemeden tapuyu alır, diğerinde aynı vergiyi yıllar sonra faiziyle ödemek zorunda kalır. Fark çoğu zaman sözleşmenin, ödeme planının ve vergi dairesi belgesinin baştan birlikte kurgulanıp kurgulanmadığıdır.
20. Sık Sorulan Sorular
KDV istisnası tapu harcını da ortadan kaldırır mı?
Hayır, istisna yalnızca müteahhidin satışında doğacak KDV'yi kapsar. Tapu harcı, döner sermaye ücreti, noter ve danışmanlık giderleri ayrı yükümlülüklerdir ve bu istisnadan etkilenmez. Bu nedenle toplam satın alma maliyeti hesaplanırken KDV'nin düşmesi, diğer kalemlerin de düştüğü anlamına gelmez. Bütçe planlanırken bu giderler ayrıca hesaba katılmalıdır.
Aynı alıcı istisnayla birden fazla konut alabilir mi?
Tebliğ, şartları taşıyan bir alıcının istisna kapsamında birden fazla konut veya iş yeri almasına açıkça izin verir. Ancak her alımda şartlar ayrı ayrı aranır. Her taşınmaz için ödemenin dövizle gelmesi, belgelerin teslimden önce verilmesi ve üç yıllık süre ayrıca izlenir. Birden fazla alımda bu tarihlerin karışmaması için ödemelerin konut bazında ayrılması yararlı olur.
Türk vatandaşlığından çıkmış ve mavi kartı olan kişi istisnadan yararlanabilir mi?
Mavi kart sahibinin belgeleri, pasaport sahibi yabancılardan biraz farklıdır. Satıcıya pasaport yerine mavi kartın fotokopisi verilir. Kişinin Türkiye'de yerleşmiş olmaması şartı ise aynen aranır. Türkiye'de yerleşmiş olmadığını gösteren belge ise yine taşınmazın bulunduğu yerdeki vergi dairesinden alınır ve teslimden önce satıcıya sunulur.
Geçici bir görevle Türkiye'de çalışan yabancı istisnadan yararlanabilir mi?
Belli ve geçici bir görev için Türkiye'ye gelen yabancı, altı aydan fazla kalsa bile yerleşmiş sayılmayabilir. Ancak görevin gerçekten geçici olması gerekir. Gelir İdaresi 2023 tarihli bir özelgesinde, uluslararası bir kuruluşun Türkiye'deki kalıcı bir pozisyonunda çalışan yabancının görevini geçici saymamıştır. Bu nedenle sözleşmenin süresi ve pozisyonun niteliği önceden incelenmelidir.
Finansal kiralama yoluyla alınan konutta istisna uygulanır mı?
Gelir İdaresi'nin görüşüne göre uygulanmaz. Finansal kiralama şirketinin konutu yabancıya kiralaması, istisna bakımından konut teslimi sayılmamıştır. Ayrıca kiralama şirketinin müteahhitten aldığı konutu sonradan devretmesi, ilk teslim niteliği taşımaz. Finansal kiralama yoluyla alım düşünülüyorsa, maliyet hesabı KDV'nin fiyata dahil olacağı varsayılarak yapılmalıdır.
Yurt dışındaki menkul kıymetlerle ödeme yapılabilir mi?
Gelir İdaresi, yurt dışında satılan eurobondların Türkiye'deki bir hesaba aktarılmasını bedelin döviz olarak getirilmesi saymamıştır. Bu nedenle bu tür araçlarla yapılan ödeme istisnayı sağlamaz. Güvenli yol, menkul kıymetin yurt dışında paraya çevrilmesi ve bedelin döviz olarak bir Türk bankasına transfer edilmesidir. Dekontta konut bilgisinin yer alması da ispatı kolaylaştırır.
Konutu aldıktan sonra Türk vatandaşı olursam istisna bozulur mu?
Kural olarak bozulmaz, çünkü istisnanın kişisel şartı teslim tarihine göre değerlendirilir. Bir ilk derece mahkemesi, taşınmaz edinimiyle sonradan Türk vatandaşı olan alıcının istisnadan yararlanabileceğini kabul etmiştir. Ancak vatandaşlık teslimden önce kazanılırsa durum değişir. Üç yıl dolmadan taşınmazın elden çıkarılması da vatandaşlıktan bağımsız olarak KDV ödenmesini gerektirir.
İstisna olmasaydı ne kadar KDV ödenirdi?
Bu tutar taşınmaza göre değişir. Konut teslimlerinde KDV oranı; yapı ruhsatının tarihine, net alana, taşınmazın bulunduğu yere ve arsa değerine göre farklılaşır. Güncel oran, satıştan önce müteahhitten ve fatura taslağından teyit edilmelidir. İstisnanın sağladığı fark da bu orana göre hesaplanır ve aynı projedeki iki daire arasında bile farklı olabilir.
Yurt dışındayken bu süreç vekâletnameyle yürütülebilir mi?
Tapu işlemleri, uygun bir vekâletname ile yurt dışındayken de yürütülebilir. Ancak yerleşik olmama belgesi, ödeme kayıtları ve fatura tarihleri alıcının kendi durumuna dayanır; vekâletname bu şartların yerine geçmez. Vekilin yetkileri, vergi dairesinden belge alınması ve satış işlemleri gibi istisna sürecindeki adımları kapsayacak biçimde açıkça yazılmalıdır.
Bedeli Türkiye'deki kendi döviz hesabımdan ödeyebilir miyim?
Bu mümkündür, ancak paranın bu hesaba yurt dışından transfer edilmiş olması gerekir. Tebliğ, dövizin alıcının Türkiye'deki hesabına yurt dışından gönderilmesini kabul eder. Bu durumda bedelin satıcıya banka aracılığıyla ödenmesi ve dekontla belgelenmesi aranır. Türkiye'de elde edilmiş bir döviz birikimiyle yapılan ödeme ise istisna için döviz getirme sayılmaz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her dosya, kendi karar ve kayıtları üzerinden ayrıca değerlendirilmelidir.
KDV istisnası şartlarını bir avukatla değerlendirin.
Alıcının yerleşiklik durumunu, ödeme belgelerini, teslim tarihini ve sözleşmedeki KDV hükmünü birlikte inceleyelim.

