Yabancı Hakem Kararlarının Türkiye'de Tenfizi: Belgeler, İtirazlar ve Alacağın Tahsili

Yabancı hakem kararlarının Türkiye'de tenfizi için uygulama rehberi: New York Sözleşmesi kapsamındaki belgeler, ret sebepleri, teminat ve borçlunun malvarlığı.

11 Ekim 20268 dk okumaUluslararası Tahkim
Uluslararası Tahkim hukuki inceleme görseli
Legal IstanbulBlog

Uluslararası tahkimde haklı bulunmak, Türk borçlunun parasının kendiliğinden alacaklıya aktarılması anlamına gelmez. Borçlu gönüllü ödeme yapmıyorsa, karar alacaklısının hakem kararını Türkiye'deki tenfiz ve icra süreciyle ve alacağı gerçekten karşılayabilecek malvarlığıyla ilişkilendirmesi gerekir. Tanıma veya tenfiz meselesi ile tahsilatın ticari gerçekliği, aynı ilk değerlendirmede ele alınmalıdır.

Bu rehber yabancı ticari hakem kararlarına ilişkindir. Yabancı mahkeme kararları, tahkim yeri Türkiye olan hakem kararları ve yatırım anlaşmalarına dayalı hakem kararları farklı kurallara tabi olabilir. Kararın niteliğini doğru belirlemek, uluslararası icra başlıklı genel bir başvuruyla işe başlamaktan daha faydalıdır.

İçindekiler

1. Önce hakem kararını ve borçluyu belirleyin

İlk incelemede tahkim yeri, kararı veren hakem heyeti veya tahkim kurumu, taraflar, hükmedilen talepler, kararın bağlayıcı hâle geldiği tarih ve devam eden iptal veya itiraz süreçleri belirlenmelidir. Duruşmanın yapıldığı yer ile hukuki anlamda tahkim yeri aynı olmayabilir. Benzer şekilde, sözleşmeyi müzakere eden işletme ile kararda davalı olarak gösterilen tüzel kişi farklı olabilir.

Türk borçlunun tescilli şirket unvanını ve mevcut sicil bilgilerini temin edin. Unvan değişikliklerini, birleşmeleri ve alacağın devrini de dikkate alarak bunları sözleşme ve kararla karşılaştırın. Bir şirket aleyhine verilen karar, kendiliğinden onun ortağına, yöneticisine veya aynı markayı kullanan başka bir şirkete karşı icra yapılmasına imkân vermez. Bu ayrım, tahsilat için ayrılacak bütçenin tamamını değiştirebilir.

2. Hangi tenfiz rejimi uygulanır?

New York Sözleşmesi, yabancı ticari hakem kararlarında başlıca hukuki çerçevelerden biridir. Uygulanabilirliği; kararın verildiği ülke, uyuşmazlığın niteliği ve Türkiye bakımından geçerli çekincelerle birlikte incelenmelidir. Sözleşmenin uygulanmadığı hâllerde Türk milletlerarası özel hukuk kuralları ayrıca değerlendirilir. Sözleşmeyle gerekli bağlantının bulunmaması, otomatik ret veya otomatik tenfiz sonucuna varmayı haklı kılmaz.

Sözleşme, ticari uyuşmazlığın yeniden yargılanmasını öngörmez. Düzenleme, belirli güvencelere tabi olarak tanıma ve tenfize yöneliktir. Bununla birlikte alacaklının usulen sağlam bir dosya sunması gerekir. Lehe bir karar; hatalı tebligatı, eksik tahkim anlaşmasını veya karardaki borçlu ile Türkiye'de takip edilen şirket arasındaki açıklanmamış farklılığı gidermez.

3. Tenfize hazır bir belge dosyası oluşturun

Hakem kararının usulüne uygun tasdik edilmiş aslını veya onaylı örneğini ve tahkim anlaşmasının aslını ya da usulüne uygun onaylı örneğini hazırlayın. Bu belgeler tenfiz mahkemesinin aradığı dilde değilse gerekli onaylı tercümeleri yaptırın. Sözleşme'nin IV. maddesi temel belge şartlarını belirler. Onay ve tercüme işlemleri, mahkeme eksiklik bildirince değil, başvurudan önce planlanmalıdır.

Hukuki sonuç doğuran bütün sürümleri saklayın: ana sözleşme, sözleşmeye dâhil edilmiş tahkim şartları, değişiklikler, devir belgeleri, düzeltilmiş hakem kararları ve varsa ayrı yargılama gideri kararı. Sipariş formundaki kısa bir hüküm, başka bir belgedeki standart şartlara bağlı olabilir. Dosya, herkesin tahkimi kabul ettiğini ileri sürmekle yetinmemeli; bu bağlantıyı göstermelidir.

Yabancı şirketin yetki belgeleri ve uygun vekâletname ayrı bir hazırlık konusudur. Türkiye'deki avukatı kimin görevlendirebileceğini ve belgelerin konsolosluk tasdiki veya başka bir onay gerektirip gerektirmediğini belirleyin. Hakem kararının onaylanmasıyla şirket adına düzenlenen vekâletnamenin tasdikinin aynı kurallara tabi olduğunu varsaymayın.

4. Bildirim ve yargılamaya katılım delillerini koruyun

Borçlu, tahkimden usulüne uygun haberdar edilmediğini veya savunmasını sunamadığını ileri sürebilir. Tahkim talebini, teslim kayıtlarını, usul kararlarını, hakemlerin atanmasına ilişkin yazışmaları, duruşma bildirimlerini ve ilgili diğer iletişimi saklayın. Tarafın katılmadığı yargılamada verilen karar mutlaka tenfiz edilemez değildir; ancak böyle bir durumda açık ve düzenli bir usul kaydı özellikle değerlidir.

Eski adres kullanılması, yanıtsız bir e-posta, temsilci değişikliği veya tartışmalı bir süre uzatımı talebi gibi güçlükleri de avukata bildirin. Bu hususların Türkiye'deki dava başlamadan tespit edilmesi, gerekçeli bir cevap hazırlanmasını sağlar. Gizlenmeleri ise yalnızca ne zaman gündeme gelecekleri üzerindeki kontrolü borçluya bırakır.

5. Esası yeniden tartışmadan ret sebeplerini değerlendirin

Sözleşme'nin V. maddesi; tahkim anlaşmasının geçersizliği, ehliyetsizlik, bildirim ve savunma hakkı sorunları, tahkime sunulan konuların aşılması, hakem heyetinin oluşumundaki veya usuldeki aykırılıklar ile kararın bağlayıcı olmaması, iptal edilmesi veya icrasının durdurulması gibi konuları düzenler. Tenfiz mahkemesi, Sözleşme çerçevesinde tahkime elverişlilik ve kamu düzenini de değerlendirebilir.

Bu itirazlar birbirinin yerine kullanılamaz. Hakem heyetinin yaptığı değerlemeye katılmamak ile heyetin kendisine hiç sunulmamış bir talep hakkında karar verdiğini ileri sürmek farklıdır. Alacaklı, beklenen her savunmayı ona cevap veren somut belgelerle eşleştirmelidir. Yetki sınırını aşan kısım kararın geri kalanından ayrılabiliyorsa, kısmi tenfiz ihtimali ayrıca ele alınabilir.

Türk kamu düzenini ne rutin bir engel ne de içi boş bir formalite olarak anlatmak doğrudur. Değerlendirme, somut kararın ve itirazın içeriğine bağlıdır. Yabancı hakem kararlarının her zaman tenfiz edildiğini söyleyen pazarlama ifadeleri, kararın gerekçesini ve hüküm fıkrasını incelemenin yerini tutmaz.

6. Karara yurt dışında itiraz edilmişse ne olur?

İptal veya itiraz dilekçesinin kendisini, sürecin aşamasını ve kararın icrasını durduran veya kararı iptal eden bir karar bulunup bulunmadığını isteyin. Borçlunun kararı temyiz ettiğini söylemesi, tahkim yerinde gerçekte ne olduğunu ortaya koymaz. Öte yandan alacaklı da henüz iptal kararı verilmediği gerekçesiyle bildiği bir süreci dosyadan dışlamamalıdır.

Sözleşme'nin VI. maddesi uyarınca iptal veya icranın durdurulması başvurusu, tenfiz merciinin kararını ertelemesine yol açabilir; talep üzerine uygun teminat da gündeme gelebilir. Bu nedenle Türkiye'deki strateji, tahkim yerindeki avukatla koordineli yürütülmelidir. Yurt dışındaki duruşmalar ve ara kararlar hakkındaki gelişmeler, yerel tenfiz takvimini etkileyebilir.

7. Masrafları artırmadan önce tahsile elverişli malvarlığını araştırın

Pratik soru, borçlunun yalnızca Türkiye'de faaliyet gösterip göstermediği değil, karar borçlusunun ulaşılabilir malvarlığı veya haklara sahip olup olmadığıdır. Mevcut taşınmaz bilgileri, alacaklar, devam eden ticari faaliyet ve banka ilişkilerine dair güvenilir işaretler, hukuka uygun tahsilat adımlarının planlanmasına yardımcı olabilir. Hukuka aykırı elde edilmiş bilgiler veya başka bir tüzel kişiye ait malvarlığı, icrada kestirme yol olarak görülmemelidir.

Bir şirketin cirosu yüksekken bu alacaklının tahsiline açık malvarlığı sınırlı olabilir. Mevcut teminat hakları, diğer alacaklılar ve iflas süreçleri tahsil konumunu etkileyebilir. Malvarlığı değerlendirmesi; bilinenleri, hukuka uygun işlemlerle kontrol edilebilecekleri ve varsayım düzeyinde kalanları ayırmalıdır. Böylece karar tutarı, tahsil edilecek nakdin tahmini olarak ele alınmamış olur.

8. Malvarlığının korunmasını ayrı bir başvuru olarak ele alın

Yabancı hakem kararı, Türk banka hesaplarını kendiliğinden bloke etmez. Gerçek bir koruma ihtiyacı varsa Türk hukukundaki geçici hukuki korumalar; kendi şartları, delilleri ve usul aşaması bakımından değerlendirilmelidir. Avukat, ihtiyati haczin mümkün olup olmadığını, hangi teminatın istenebileceğini ve korumanın devamı için hangi işlemlerin gerektiğini incelemelidir.

Talep alacakla orantılı olmalı ve savunulabilir bir olay örgüsüne dayanmalıdır. Borçlunun parayı başka yere aktarabileceğini söylemek tek başına aciliyeti kanıtlamaz. Koruma kararı da alacaklının parayı hemen çekebileceği anlamına gelmez. Malvarlığını güvence altına almak ile ödeme almak arasındaki ayrım, şirket yönetimine yapılan açıklamalarda korunmalıdır.

9. Bütçeyi tahsilatın tamamı için planlayın

Avukatlık ücretini, mahkeme giderlerini, tercüme ve onay masraflarını, muhtemel teminatı, tebligat giderlerini ve sonraki icra masraflarını ayrı kalemler olarak değerlendirin. Yabancı davacı bakımından Türk milletlerarası özel hukuku kapsamında teminat konusu gündeme gelebilir; anlaşmaya veya karşılıklılığa dayalı istisnalar bulunabilir. Bu mesele, geçici hukuki korumaya bağlı teminattan ayrıdır.

Aşamalı bir çalışma kapsamı önce karar ve malvarlığı incelemesiyle başlayabilir, ardından tenfiz başvurusuna ve sonrasında icraya geçebilir. Her aşamanın neleri içerdiğini, hangi işlerin ayrıca ücretlendirilebileceğini ve itiraz veya kanun yolunun kapsamı değiştirip değiştirmediğini sorun. Tebligat, borçlunun cevabı, yabancı ülkedeki süreçler ve mahkemenin iş yükü dikkate alınmadan sorumlu bir süre tahmini yapılamaz.

10. Tenfiz kabiliyetinden vazgeçmeden uzlaşın

Uzlaşma, uzun yargılamaya göre ticari açıdan daha uygun olabilir; ancak değeri, ödeme güvencelerine bağlıdır. Para birimini, taksitleri, faizin nasıl ele alınacağını, giderleri, ödeme hesabını, ibra şartlarını ve temerrüdün sonuçlarını belirleyin. Önerilen garantinin yalnızca kâğıt üzerinde güven vermediğini, gerçek garanti verene karşı ileri sürülebilir olduğunu değerlendirin.

Sırf ödeme taahhüdü imzalandı diye karardan doğan hakları bırakmayın, teminatı kaldırmayın veya davayı geri çekmeyin. Her tavizin zamanlamasını, hesaba kesin olarak geçen tutarlar ve kararlaştırılan güvencelerle ilişkilendirin. Yurt dışında bağlantılı süreçler varsa uzlaşmanın başka bir ülkedeki tahsil imkânını istemeden zayıflatmadığından emin olun.

11. Türkiye'deki ilk inceleme için hangi bilgiler gönderilmeli?

Hakem kararı, tahkim şartı, borçlunun hukuki kimliği, kalan alacak tutarı ve varsa itiraz veya gönüllü ödeme hakkında kısa açıklamayla başlayın. Bilinen Türk malvarlığını ve planlanan bir malvarlığı satışı gibi acil gelişmeleri belirtin. Kronolojik bir liste, yüzlerce e-postanın ayıklanmadan gönderilmesinden genellikle daha yararlıdır.

İlk başvuruda, gizli olmayan bir özet ile çıkar çatışması kontrolü için gerekli isimleri paylaşın. Hassas belgeleri göndermeden önce uygun bir belge paylaşım yöntemi belirleyin. İnceleme sonucunda uygulanacak rejim, temel tenfiz riskleri, sonraki usul adımı ve hâlen ihtiyaç duyulan bilgiler ortaya konmalıdır. Bu yazı genel bilgi verir; belirli bir hakem kararının tenfiz edilebilirliği hakkında hukuki görüş değildir.

İlgili yazılar: Yabancı mahkeme kararlarında farklı bir yol izlenir; Ticari sözleşme incelemesi.

Yabancı Hakem Kararının Tenfizi İçin İnceleme Talep Edin

İlk inceleme için kısa bir özet gönderin. Çıkar çatışması kontrolü ve uygun paylaşım yöntemi belirlenene kadar gizli belge göndermeyin. Mesaj göndermek vekâlet ilişkisi kurmaz veya süreleri durdurmaz.

Temel hukuki kaynaklar: New York Sözleşmesi, özellikle IV-VI. maddeler; UNCITRAL New York Sözleşmesi rehberi; Adalet Bakanlığı: yabancıların teminat yükümlülüğü. Güncel mevzuat ve somut usul kayıtlarıyla birlikte okunmalıdır. Hazırlanma tarihi: 11 Ekim 2026.

Sık Sorulan Sorular

Yabancı hakem kararıyla doğrudan tahsilat yapabilir miyim?

Yabancı hakem kararı kendiliğinden Türkiye'de icra edilebilir bir belgeye dönüşmez. Cebri tahsilattan önce uygulanacak Türk tenfiz ve icra süreci değerlendirilmelidir.

Türk mahkemesi ticari uyuşmazlığı yeniden görür mü?

Sözleşme kapsamındaki tenfiz, esasa ilişkin genel bir yeniden yargılama değildir. Mahkeme ilgili tenfiz şartlarını ve ret sebeplerini inceler.

Tahkim yerindeki itiraz Türkiye'deki davayı otomatik bitirir mi?

Her zaman değil. Kararın ve itirazın durumu incelenmelidir; VI. madde kapsamında erteleme ve teminat gündeme gelebilir.

Yabancı şirket avukatı uzaktan görevlendirebilir mi?

Usulüne uygun yetkilendirilmiş Türk avukat aracılığıyla temsil genellikle mümkündür. Şirket yetkisi, vekâletname ve belge formaliteleri tamamlanmalıdır.

Tenfiz edilebilir karar ödeme garantisi midir?

Hayır. Fiilî tahsilat, borçlunun malvarlığına, rakip haklara ve icra sürecine de bağlıdır.

Yukarı